Hayatımız kendi ‘seçim’lerimizle şekilleniyor? Çevremizde olup biteni ‘anlıyor’ ve yaşamımıza ‘kendimiz’ yön veriyoruz? ‘Özgür irademiz’ ve ‘gelişkin aklımızla’ biçimlendirdiğimiz bir hayatı yaşıyoruz? Böyle yaşamak ‘kaderimizde’ var?
O zaman neden şikayet ediyoruz? Her şey istediğimiz gibi yolunda gidiyorsa, neden mutlu değiliz?
“Suçluyum, biliyorum… Bütün İstanbul’u ve Marmara’yı delmelerine sebep olacağım… Haydi delin ve bölün… Haberlerde de var… Delinme ve bölünme başladı… Ve ben ölüyorum… Ülke batıyor… Delik bir kayık gibi… Beni canlı canlı yiyecekler… Çok iyi… Bütün ülkeyi iflas ettirdim… Sadece ailemi değil… Koskocaman ülkeyi… Hatta Başbakanı… Tabii öfkeden çıldırıyordur… Tam da krizden karlı çıktık derken… Beni yemeleri gerekiyor… En iyisi bu… Herkes haklı… Bana hizmet ediyorlar… Ben ne yapıyorum… Ben suçluyum… Suçlu benim… Destek olmadım… Beni yiyecekler… Yeşiller… Ve bu yeşil yılanlar beni ağır ağır küçük küçük ısırıklarla kemirecekler…”
Künye
Yazan: Vala Thorsdottır
Türkçesi: Semih Çelenk, Ayşe Üner
Uyarlayan – Yöneten: Harun Güzeloğlu
Yönetmen Yardımcısı: Karden Kasaplar
Müzikler: Ray Charles, Kemal Günüç
Dekor-Kostüm: DAO
Işık Tasarım: Emrah Yıldız
Grafik Tasarım: Yener Yentek
Fotoğraf: Sonay Yavuz
Oynayanlar:
Aslı - Aliye Karahan
Salon Görevlisi - Karden Kasaplar
Işık Teknisyeni - Emrah Yıldız
Barmen - eskiyeni kabile Tek Perde Oyun