Ölü Adamın Cep Telefonu: Naif bir Komedi
ÖLÜ ADAMIN CEP TELEFONU - Naif Bir Kara Komedi Prömiyer heyecanını yaşamak, ilk sancılar, ilk buluşma, koşturmacalar ve perde…
ÖLÜ ADAMIN CEP TELEFONU - Naif Bir Kara Komedi Prömiyer heyecanını yaşamak, ilk sancılar, ilk buluşma, koşturmacalar ve perde…
ÜÇ İNCİ Türk Tiyatrosunun üç kadın neferi…
Tiyatro Tatavla, 14.01.2014, Prömiyer, Emek Sahne Kadınlar…
Tiyatro Karnaval’da prömiyer gecesi ... Bu Filmi Görmüştüm… Komedi. Tolga Yeter ve Eraslan Sağlam dışında diğer oyuncuları sahnede ilk kez izledim.
2011 Tiyatro sezonunu Tiyatro Karnaval’ın “Görünmeyen” oyunu ile açtım.Tiyatro Karnaval devraldığı, Gönül Ülkü & Gazanfer Özcan sahnesinde kapılarını açtı,yolları açık olsun.
Kaybolmuş baharıma götür beni Hafızam avut beni, beni kurtar ey şiir!
“Bizi ne zaman görmek isterseniz hep yanınızda oluruz. Gözlerinizi kapayıp hayal etmeniz yeterli.” Oyun işte bu sırada geleneksel Türk tiyatrosunun meddah, tuluat, kanto, ortaoyunu, Karagöz-Hacivat, hayali, kukla dallarında kah anlatılan kah torunlarında rol aldığı bir dizi gösteri ile devam eder.
Akbank Karagöz ve Kukla Tiyatrosu sezona Yar Bana Bir Eğlence adlı eserle perde dedi. Geleneksel halk tiyatromuz içinde yer alan Karagöz Hacivat hem de kukla tiyatrosunun yer yer içiçe geçerek sahneye taşındığı oyunda...
Genç günlerde ilk izlediğim oyundu Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nin Küheylan adlı oyunu.Peter Shaffer’in oyununu Oğuz Bıyık yönetmiş.Sahnede viyolonseliyle Zeynep Ayşe Hatipoğlu eşlik ediyor oyuna. Sahnede altı at karşılıklı,arkada violensel,önde doktor odası,hasta odası ve ev.
Coriolanus William Shakespeare tarafından yazılmış bir tarihsel trajedi oyunudur. Oyunu diğer tragedyalardan ayıran başlıca özellikler aşk, soytarılar gibi unsurları barındırmamasıdır. Oyun şehir tiyatrolarında ilk kez 1945-1946 sezonunda Muhsin Ertuğrul tarafından sahnelenmiştir. Bu senede oyunun başlaması Muhsin Ertuğrul’un vefatının 30.yılına denk geldi.
Christopher Isherwood’un “Hoşça Kal Berlin”adlı öykü kitabından yola çıkarak (ki basımı tükenmiş kitabın, sahaf sitelerinde yakalanabilirse, İletişim Yayınları) Joe Masteroff’un yazıp müziklerini John Kander,şarkı sözlerini Fred Ebb’in hazırladığı “Kabare” müzikali Türkiye’de ilk kez sahneleniyor. 1966'da Broadway'de sahnelendiğinde olay yaratan, 1972'de beyazperdeye aktarıldığında* sekiz Oscar kazanan ve 43 yıldır dünyayı dolaşan müzikal 11 martta prömiyerini yaptı.
Vahe Katcha nın yazıp Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği Canavar Sofrası tiyatro adına içinde ilkleri barındıran bir oyun. Kıbrıslı Hüseyin Köroğlu bu oyunla İ.B.B.Şehir Tiyatroları ile Lefkoşe Belediye Tiyatrosu’nu ortak bir projede buluşturarak (oyuncusundan teknik ekibe kadar)savaşın, zor şartlarda insanların nasıl değiştiğini küçük bir kutlama mizanseninde bile nasıl geliştiğini aktarıyor bize…
Anton Çehov klasiklerinden bir oyun Vişne Bahçesi. Belgi Paksoy çevirisiyle Ali Taygun sahneliyor ve benim gittiğim oyunda Ali Taygun çiftlik sahibi Simyonov-Pişçik’i canlandırıyordu. Canan Göknil’in kostüm tasarımı ve Atıl Yalkut’un dekorlarını yaptığı oyun sehir tiyatrolarındaki pek çok oyun gibi perde açık başlıyor…
Sönmez Atasoy un kaleme aldığı Engin Uludağ’ın yönettiği ve Toron Karacaoğlu’nun oynadığı Kendi Gök Kubbemiz Yahya Kemal’in hayatı ve şiirleriyle örülü bir dönem öyküsü. Osmanlı-Cumhuriyet dönemleri, milletvekili, büyükelçilik yılları, Paris-Madrid yılları, orada yaşayan Türkler, dönem şairleriyle ilişkiler, atışmalar…Çocukluktan, aile ilişkilerinden, okul yıllarından başlayan bu örgü sahnede günümüz ile o yıllar arasında geçiş göstermektedir.
Matei Visniec’in Yugoslavya iç savaşından sonra 1996 da kaleme aldığı oyun hala bu topraklarda etnik renkliliği olan her yerde oynanan oyunlara ve savaş sonrası yaşananlara bir ışık tutuyor.İki kadın kahraman.Biri “bizim oralarda herkes aynı dili konuşur”diyen, iç savaşta tecavüze uğramış, hamile kalmış, babasını bilemediği bebeği doğurmamak için direnen, travmada bir kadın; diğeri Amerikali, Boston’lu bir psikolog, iki çocuğunu orda bırakıp kendiyle mücadele için toplu mezar kazıcılar ekibine psikolojik destek için gönüllü olmuş bir kadın. Hasta doktor ilişkisi kısa süre sonra iki kadının güçbirliğine ,paylaşımına dönüyor.Çeşitli nedenlerle nerde olursa olsun şiddete maruz kalanlar,hem de kendi dışlarında gelişen şiddetin kurbanı olanlar…
Ersin Umulu’nun sahneye koyduğu beş farklı kadın kahramanla İstanbul öykülerinden oluşan Yedi Tepeli Aşk oyunu,İstanbul-kadın-aşk-ilişkiler-hasret-gurbet-anılar yumağında sizi bambaşka yerlere götürüyor. İstanbul’a kimler kondu Kimler göçtü beş yüz yılda Kimlerin taşlarda kaldı adı Kimlerin boşlukta
Salona girer girmez Barış Dinçel imzalı dekorla yerinizi bulma arasında gidip gelirken içinde “Dikkat et Santiago Nasar seni öldürecekler!...”yazılı bir not olan zarf karşılıyor sizi koltuklarınızda. Gabriel Garcia Marquez’in yazıp Macit Koper’in sahneye koyduğu Kırmızı Pazartesi oyuncu kadrosuyla, dekoru, kostümüyle güzel bir oyun olmuş. Kitabı bu yaz okumuştum ama sahneye daha akıcı bir şekilde taşındığını düşünüyorum. Anlatıcı Murat Garibağaoğlu sahneye geldiğinde yerde dağılmış haldeki mahkeme tutanaklarını toplayarak yıllar sonra geldiği kasabada yaşananları tekrar sorgulamaya başlar. Cinayet savcısının hükmü:”Bana bir önyargı verin, bütün dünyayı yerinden oynatayım.”...
Bulgar yazar Stanislav Stratiev'in yazdığı Özdemir İnce'nin çevirdiği ve Arif Akkaya'nın yönettiği Deri Ceket; Gamze Kuş'un sahne ve Nihal Kaplangı'nın kostüm tasarımıyla sahneye yansıyor.
Gülsün Siren Kıral’ın yazıp Engin Gürmen’in yönettiği Dinmeyen Alkışlar’da Erkan Sever,Cahide’nin ilk eşi ve en yakın arkadaşını,Aziz Sarvan başrejisörü,Defne Gürmen Üstün oyuncu kadını,Enes Mazak kuaför ve barmeni,Melike Altınbaran Madam Fegara’yı,Cem Uras Cahide’ye platonik aşık bir gazeteciyi,Emre Narcı fabrikatör eşi canlandırmaktadır. Cahide rolünde Aslı Seçkin gayet başarılı,kendini rolle bütünleştirmiş.Belki daha havalı bir Cahide bekleyebilir seyirci ama selamlamada bile Cahide olarak karşımıza çıkan Aslı Seçkin iz bırakıyor seyircide.
Sait Faik ve Savaş Dinçel anısına Ergün Işıldar’ın yönetip N.Naşit Özcan’ın oynadığı ve Ömer Göktay’ın ses ve efektlerde eşlik ettiği oyun özellikle Sait Faik ve İstanbul sevdalılarını alıp götürüyor.Oyun hiç bitmesin istiyorsunuz.