İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

İhsan Ata

Yazıları (111)

Eleştiriler

Aldatan kim?

Antalya Devlet Tiyatrosu bu yıl ‘Hadi Aldat Bakalım’ adlı oyunla perdelerini açtı. Hadi Aldat Bakalım, bir yazarın yeni kitabını yazabilmek için lüks bir otel odasına gelmesi ve otelde yaşanan ilginç, karışık olaylar dizisinin....

Eleştiriler

Peynir ve Yumurta; Kocaeli Şehir Tiyatroları

2007 yılının Nisan ayında Bursa Devlet Tiyatrosundan izlediğim ‘Peynirli Yumurta’ uzun bir süredir Kocaeli Şehir Tiyatroları’nda da sahnelenmekte. Gerek metin olarak gerekse sahne dili açısından eğlenceli bir oyun olması nedeniyle birçok tiyatronun repertuarını süslemekte.

Eleştiriler

Bayazıt Konya'da

Geçtiğimiz günlerde Konya Devlet Tiyatrosu’nun ‘Bayazıt’ adlı oyununu izlemek için Konya’ya gittim. Repertuara koymak için büyük uğraşlar verdiğini, bunun için Ankara’lara gittiğini söyleyen oyunun yönetmeni ve başrol oyuncusu Bengisu Gürbüzar Doğru’nun davetiyle bende salonda hazır bulundum.

Makaleler

Konservatuvar Sınavlarına Girecek Adayların Bilmesi Gerekenler

Bu konuyla ilgili yazdığım daha önceki yazılar birçok aday tarafından büyük bir dikkatle takip edildiğinin bilincindeyim. Daha önceki yazdığım yazılara gelen sorular, hala gelen mailler beni bu yazıyı yazmaya yöneltti...

Makaleler

Sadri Alışık Sinema ve Tiyatro Ödülleri'ne genel bir bakış

Tiyatro ödülleri verilirken konuşma yapan jüri başkanı Üstün Akmen, bu sezon jüri olarak 140 oyun izlediklerini ve bunların arasından seçim yaptıklarını söyledi. Bu sezon 140 oyundan sadece 15 farklı tiyatronun 25 oyunu aday olmuş. Özel ödüller de dâhil...

Eleştiriler

Kemal Başar'dan Postmodern Bir Uyarlama… Romeo ve Juliet

Bir metnin sahnelenmesi ne kadar zor ise onu kalıplarından soyutlaştırıp düş gücünü katarak sahneye uyarlamakta bir o kadar zordur. Klasik bir metne modern, modern bir metne klasik bir yorum getirmek yönetmenin yorumuna bağlıdır...

Eleştiriler

Zülfü Livaneli Sahnede! - Leyla'nın Evi

Zülfü Livaneli’nin ‘Leyla’nın Evi’ adlı romanı, Zeynep Avcı’nın uyarlamasıyla Nedim Saban yönetiminde Tiyatro Kare tarafından ilk kez sahneye taşınıyor. Leyla’nın Evi, mülkün ve iktidarın sahibinden alınarak başkalarına verilmesini anlatır...

Eleştiriler

Bir Yaz Gecesi Rüyası ve KOÜ SSB

Shakespeare’in en çok bilinen eserlerinden biri olan ‘Bir Yaz Gecesi Rüyası’ (A Midsummer Night's Dream) geçtiğimiz günlerde Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü öğrencileri tarafından Rusudan Savaneli yönetiminde...

Eleştiriler

Kanlı Nigar - Oyun İstasyonu

Ne güzel düşünülmüş bir isim değil mi? Bir düşünsenize, ‘tüm bu koşuşturmacayla dolu bir hayatın içerisinde tiyatro sayesinde de olsa biraz durun ve ara verin’ diyen bir anlayış! Bence çok yaratıcı ve anlamlı bir isim. Üstelik bu istasyon 5 yıldır seyircisine durak olmuş ve olmaya da devam ediyor.

Eleştiriler

Gizli Aşk, Aşkın Gizli hali ya da; Rita

İngiltere’de eserleri en çok okunan yazarlardan biri olan Willy Russell’in orijinal adı Educating Rita (Rita’nın Eğitimi) adlı eseri Sevgi Şanlı, ‘Rita’ olarak dilimize kazandırmış. Yazarın kadın kuaförüyken yaptığı incelemelerden oluşturduğu eseri, en iyi film ödülü ve altın küre gibi ödüller almakla kalmayıp...

Eleştiriler

Zorunlu Hedefler - Ankara Devlet Tiyatroları

Dünyanın seyirci kaldığı bir soykırım ve ardında bıraktığı travmalar ; ''Zorunlu Hedefler'' Avrupa’nın seyirci kalarak; Sırplar tarafından, 312.000 Bosnalının ölümüne,50.000 kadının tecavüzüne, 7.500 kişinin kaybolması (-ki bunlar toplu mezarlardan kaynaklanıyor) ve 2.000.000 Bosnalının evini terk etmek zorunda kalmasına neden olan, o güne kadar eşi benzeri görülmemiş bir soykırım...

Eleştiriler

Oyun içinde oyun kurgusuyla klasik tiyatro anlayışına başarısız bir güncelleme : ''Tartuffe''

Fransız yazar Moliere, donemin bakış açısını mizahi bir dille eleştirip, din kisvesi altında halkın duygularını istismar eden yobaz - bağnaz anlayışın hakim olduğu, körü körüne bağlanmanın yanlışlığına ve cehaletin getirdiği çarpık sorunların doğurduğu içler acısı sonuçlarına işaret ediyor. 400 yıl önce yazılmasına karşın günümüz Türkiye’sinde hala güncelliğini koruması evrensel bir yazar olduğunu bir kere daha kanıtlıyor.

Eleştiriler

Kahkaha ve hüznün buluştuğu çarpıcı bir oyun; ''Misafir''

''Almancı'' diğer adıyla Almanya Türkleri, yakın tarihimize tanıklık etmiş bir hadise. 1960’lı yıllarda başlayan göçle, yaklaşık 3 milyondan fazla insan gurbete gitmiş, ekonomik alanda olduğu gibi kültürel alanda da kendisini gösteren bu azınlık, zamanla ülkenin vazgeçilmez bir parçası haline geldi. İzmir Devlet Tiyatrosu; 2001-2002 sezonunda Eskişehir Büyükşehir Belediyesi şehir tiyatroları tarafından sahnelenip; Ahmet mümtaz Taylan' a İsmet Küntay en iyi rejisör ödülü getiren eseri sahneliyor...

Eleştiriler

Uçurtmanın kuyruğu – GUTOK

Bir bayram sabahı vefat ederek Türkiye’yi yasa boğan, Türk tiyatrosunun mihenk taşlarından biri olan usta sanatçı Savaş Dinçel’e ait ölümsüz eser, Gutok ( Gaziantep Üniversitesi Tiyatro Oyuncuları Kulübü ) tarafından geçtiğimiz günlerde AKM’de sahnelendi. Farklı bölümlerde okumalarına rağmen, sahneye çıkarak büyük cesaret gösteren bu öğrencileri, arkadaşları da yalnız bırakmayarak mutluluklarını paylaştı. Dersleri ve arkadaşlarıyla zaman geçirebilecekleri yerde, sahneye çıkarak ‘sahne tozunu’ yutmayı amaçlamışlar. Tiyatroya gönül vermiş birilerini görmek büyük mutluluk. Üstelik bunların öğrenci olması, tarifsiz bir duygu. İyi bir oyun sahnelemek ve merhum sanatçı Savaş Dinçel’e, saygıda kusur etmemek için verdikleri mücadele, takdire şayan. Amatör ruhla sahneye çıkan oyuncular, oyun boyunca bir an bile düşmeyen tempolarıyla, başarılı bir temsil ortaya koydular.

Eleştiriler

Alkışlar eşliğinde Molieré’i sahneye gömerken ; "Hastalık Hastası"

Bu başlığı atmamın iki nedeni var. Birincisi malumunuz; Molieré hasta haliyle ''Hastalık Hastası'' adlı oyunda tüm ısrarlara rağmen (tiyatrosunu kurtarmak adına) oynaması ve akabinde öksürükle başlayan bir iç kanama yüzünden yarım saat sonra karısını bile göremeden oyun sonrası evinde ölmesi. İkinci nedeni ise, oyuna getirilen yorum. Molieré, eserlerinde tiplerden çok, olay dizileri üzerinde durmuştur. Ama her nedense, günümüzde olay dizisini bertaraf edip komediyi tiplerde arıyoruz. Molieré harekete dayalı komedi anlayışını yıktığı halde neden Farsa ihtiyaç duyulur anlamış değilim. Eğer bu güncelleme adı altında yapılıyorsa ya güncellemeyi yanlış anlıyoruz, yada yazara bir kastımız var.

Eleştiriler

Mehmet Baydur’un bozuk Türkiye'si : Kamyon

Yoldan çıkanların öyküsü. ‘‘Yerinden yurdundan edilmiş,köylerinden kasabalarından çeşitli yöntemlerle sürülmüş, büyük kente doğru itilmiş, oralarda çok kötü şartlar altında çalışmaya zorlanmış ve sonra hizmet ettikleri insanlar tarafından sürekli horlanmış insanlar var. Kentli olduğunu iddia eden zengin köylülerin küçümsediği, horladığı hamalları, kapıcıları, hizmetçileri,şoförleri, garsonları,işportacıların hikayesi. Bu bozuk ‘Kamyon’u Türkiye olarak algılayabiliriz. Gelip gelmeyeceği hatta kim olduğu bilinmeyen bir tamirciyi bekleyen insanları da Türkiyeli insanlar olarak görebiliriz. Pek yanlış bir yaklaşım değil. Keşke bütün mesele bu kadar olsa. Türkiye nüfusunun yarısı kentlerde, varoşlarda yaşıyor artık.’’

Eleştiriler

TARİHİN EN ÇARPICI DİLİYLE : SİYAH ÇORAPLILAR

Tarihin yazdığına göre Türklerin ilk futbol takımı, ilk Fenerbahçelilerin hikâyesidir. Bu takım, Osmanlı İmparatorluğu'nun çözülen ve dağılan yapısı içinde yaşayan Türkler için özgürlük, varlık ve kimlik arayışı olmuş aynı zamanda. İlk futbolcuların, Milli Mücadele'ye olan bağlılıklarını ve katkılarını anlatan oyun, bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığına, O'nu var edenlere yapılan saldırılara ibret verici bir yanıt niteliğindedir…Günümüzde milyarlarca insanı peşinden sürükleyen, hele ülkemizde çok ciddi gündemi bile bir anda değiştire bilen futbol kültürünün, masa, sandalye atmakla silahlı saldırılarla vs. nahoş olayları ile yüz yüze kalıp, yaşanan fanatizm ve holiganizmle yer yerde olsa karşı karşıyayız… Spor, futbol, oyun derken bambaşka bir sanayi gibi yükselip gitmekte… Bütün insani değerlerin önüne geçebilmekte. Yine günümüzde bunları yaşarken, Siyah Çoraplılar oyunu bize geçmişten çok önemli ve de değerli mesajlar veriyor.

Eleştiriler

43 yıl sonra aynı tablo! … 7 köpek

Bir kasabaya giden doktorun, çevresince farklı algılanışını ve sonunda katledilişini anlatan oyun, bitmek tükenmek bilmeyen nefret duygusunu, yargısız infazı, linç psikolojisini gözler önüne seriyor. ‘7. Köpek’in yönetmeni Bozdoğan, oyunun, toplumun, 'herkes böyle söylüyor’ cümlesinden yola çıkarak kanıt olmaksızın aslında suçsuz bir insanı ölüme kadar taşımasını anlattığını ifade ediyor.

Eleştiriler

Var Olma Savaşı İçerisinde, Yok Olanların Hikayesi; Hiç Bir Şey

‘‘Hiçbir şeyi’’ oynamamak, onlara ‘’hiçbir şeyi’’ kaybettirmez! Bir ofis düşünün! Pencereden görünen gökdelenlerle, elit bir yerde olduğu belli edilen bir ofis. Bu ofiste işler iyi gitmiyor. Hiç beklenmeyen bir anda bir kadın gelir.Daha önce beraber çalıştığı, sonra aynı yatağı paylaştığı için hamile kalan ve 10.000 $ ını da almak için bir borsacıyla görüşür. İnsanın zihnini patlatan,sonunun farklı olabileceğini düşündüren,ama değişim göster(e)meyen zayıf bir metinle karşı karşıyayım.