Konservatuvar giriş sınavları
Özellikle Nisan ayıyla birlikte internet adresime Hakkari'den Edirne'ye, Sinop'tan Mersin'e hemen hemen yurdun dört bir yanından mesajlar yağar.
Özellikle Nisan ayıyla birlikte internet adresime Hakkari'den Edirne'ye, Sinop'tan Mersin'e hemen hemen yurdun dört bir yanından mesajlar yağar.
Öncelikle geçmiş olsun kızım. Anlatacağım olayları okuduğunda neden geçmiş olsun dediğimi anlayacak ve bana hak vereceksin.
Ülkemizde bir özel tiyatronun varlığını sürdürmesi gerçekten önemli bir olgudur. Özel tiyatroların hangi güç koşullarda bunu başarabildiklerinin yakın tanığı olmuş biriyim.
Ben bir oyun yazarıyım. Gördüğümü gösteririm, Engellenmesin diye önlemler alarak, bazen de farklı ülkelere taşıyarak öykülerimi...
Bundan dört yıl önceydi. Diş hekimi kardeşim Alper’i 2 yıl süren bir acılı dönemden sonra kaybetmiştim. Üç erkek kardeştik ve en küçüğümüzdü Alper...
4 Haziran’da THY uçağı ile Moldova Kişinev Havaalanı’na bir saat on dakika gibi kısa bir sürede indiğimizde şaşırmadım dersem yalan olur. İstanbul’a bu kadar yakın bir mesafede olduğunu bilmiyordum doğrusu Moldova’nın. İlk kez geliyordum bu ülkeye…
Ülkemiz AB üyeliği için ciddi bir savaşım vermektedir yıllardır. Ancak; AB üyeliğinin yanında olalım olmayalım, yapılan girişimler gerçekleşemeyecek gibi görünüyor yakın zamanda.
Türkiye Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Başkanı Üstün Akmen’le birlikte Sabiha Gökçen Havaalanı’ndan Kuban Hava Yolları’na ait bir uçakla Rusya’nın Krasnodar (Krasnadar okunuyor) kentine doğru havalandığımızda saat sabahın 7’siydi...
Bozkurt Kuruç benim için özel bir insandır. O’na beslediğim sevgi ve saygı o kadar derindir ki Boyacı adlı oyunumu adına ithaf etmişimdir. O’nu tanımam yıllar öncesine dayanır.
Rusya’ya ilk kez 2000 yılında gittim. Kadıncıklar değişik bölgelerde sahnelenmişti daha önce, ancak gidememiştim. Boyacı adlı oyunum için Rostov Maksim Gorki Akademik Dram Tiyatrosu’ndan davet alınca gittim bu kente.
Mustafa Kemal’in çok sevdiğim bir sözü var : “Sanatçı alnında ışığı ilk hisseden kişidir” Derinliği olan bir sözdür. Farklılığı ve değerbilirliği gösterdiği gibi saygıyı da içerir...
Aşağıda adı listelenen ve aralarında 123 tiyatro sanatçısı, yazar, eleştirmen, akademisyen ve farklı meslek gruplarına ait 208 tiyatroseverin bulunduğu kişiler, tiyatro yazarı Tuncer Cücenoğlu'nun öncülüğünde gerçekleştirilen bir imza kampanyasına katılarak, Aykut Işıklar'ın, 16 Ocak tarihli Bugün Gazetesi'nde yer alan ve Nedim Saban'ın kökeninden dolayı Türk tiyatrosunda yeri olamayacağını iddia eden talihsiz yazısını aşağıdaki bildiriyle kınadılar.
Konya’da geçtiğimiz yıl Konya Devlet Tiyatrosu’nun organizasyonu olarak birincisi yapılan “Bin Nefes Bir Ses Uluslararası Türkçe Tiyatro Yapan Ülkeler Festivali” nin ikincisi, bu yıl 14-24 Nisan 2009 tarihleri arasında gerçekleştirildi.
17 Mayıs tarihinde Ankara’da bir milyona yakın insanın katılımıyla gerçekleştirilen büyük yürüyüşün ardından, l8 Mayıs tarihinde de İstanbul’da yaklaşık bin kişinin katıldığı çok anlamlı bir eylem yapıldı.
22 Eylül gecesi saat 21.00 de aldım Hadi Çaman’ın da aramızdan ayrıldığı haberini. Zaten beklediğim bir haberdi. Şaşırmadım, hatta sevindim bile diyebilirim. Çünkü o şekilde yaşamını sürdürmenin onu ne kadar acıttığının bilincindeydim. İlk tören ertesi gün büyük bir savaşım sonucunda Türk Tiyatrosu’na kazandırdığı Nişantaşı’ndaki salonunda yapılacaktı saat on birde. Sonra da bir çok sanatçı kardeşimizi uğurladığımız Teşvikiye Camii’nden gönderilecekti sonsuzluğa. “İyi ki İstanbul’dayım” diye düşündüm.