İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Polemik

Bir Boş Zaman Etkinliği: Yok Saymak

Ali Erdoğan, , 3.384 görüntülenme


Bilenler bilir, bizim bir tiyatromuz var: KABARE DEV AYNASI
Yedi yıldır perdeleri açıktır.
Altı oyun oynadık.
Daha nice altı oyunlar oynayacağız!
Bizi sevenlerin haricinde tiryakilerimiz de az değildir.
Kabareyi düzenli olarak yapan, bu türde ısrar eden ve soluğumuz yettiğince daha da edecek olan bir tiyatroyuz.
*
Biz yeni bir oyuna başlamışsak, gerek telefonla, gerek faksla, gerek e-maille bir takım gruplara bültenler göndeririz.
Yeni oyunumuzu farkedip bize dönüş yaparlar.
Fakat bir grup, bu geleneği bozdu.
Biz e-mail, faks göndermeden, telefon açmadan onlar bizi aradılar.
Biletlerini satın aldılar.
Oyun saatinde gelip oyunumuzu izlediler
Çok eğlendiler
Çok güldüler
Çok güzel bir gece geçirdiler.
Teşekkür ettiler ve gittiler
Biz hiç bir gayret göstermeden bizi farkettiler.
Bakın burası çok önemli :
Far – ket – ti– ler !
Neydi biliyor musunuz bu en ufak gayret göstermemiş olmamıza rağmen bizi farkeden dernek:
Körler Derneği !
*
Muhteşem bir geceydi. Oyun boyunca biz sahneden oyunumuzla, onlar içlerindeki ışıkla bizi aydınlattılar.
Onlarla tanıştığımız ve bizi keşfettikleri ve oyunumuzdan zevk aldıkları için öyle mutlu olduk ki...
Onların mutluluğuyla iki kat mutlu olduk!
Onları yeni oyunumuzda da görmek, onlarla birlikte yine eğlenceli bir gece geçirmek istiyoruz...
*
Bunu niçin anlattım.
Bir tiyatro festivali yapılır, içinde tiyatromuz ( sebepsiz yere) yoktur...
Bir tiyatro gecesi düzenlenir içinde bizim tiyatromuz ( sebepsiz yere yoktur)...Hem de öyle bir yoktur ki varlığımız bilindiği halde bir davetiye bile gönderilmez!
Bugün Kültür Bakanlığı yardımları açıklandı, geçen sene olduğu gibi içinde bizim tiyatromuz yine (sebepsiz yere yok!) .
Göremeyen seyircilerimizin farkettiği tiyatromuzu, burunlarının dibinde olmamıza rağmen niye sebepsiz yere görmezden geldiler biliyor musunuz?
Çünkü gönül gözleri kapalı!
Çünkü, hiçe saymak , burun kıvırmak, yok saymak daha kolay!
Ayrıca şunu da anlamış değilim...
Değerlendirme kurulusun.
Tiyatromuza yardım yapmıyorsun.
Neye göre yapmıyorsun?
Kriterin ne?
Tiyatromuzu yakından biliyor musun? Yok!
Oyunumuzu izledin mi? Yok!
Tarzımızı biliyor musun? Yok!
Tanımadığın, tarzını bilmediğin bir tiyatroyu hakkı olan bir destekten hangi hakla mahrum ediyorsun?
Gerekçen var mı?
O da yok!
Kriterin ne?
Bize uzak duranlarla bize yakın olanlar mı?
Bu değilse ne o zaman?
Yanlış anlaşılmasın, tiyatromu ben birgün ileride devlet yardımı alırım diye kurmadım! Bu benim için bir tutku! Tiyatro benim yaşam kaynağım! Hayat biçimim! Yılgınlığa düşmüş değilim. Ben yoluma devam ettim. Yardım alayım almayayım yoluma devam edeceğim!
Yalnız son günlerde, bal tutan parmağını yalar misali yaşam biçimi, devamlı hayatın birileri tarafından kategorize edilmesi karşısında kendimi tiyatro dünyasının zencisi gibi hissetmeye başladım!
Tiyatronun bir zencisi olarak, kurumlar kuruluşlardan destek alamayacaksam, kimden destek isteyeceğim?
Obama’dan mı?
Ali Erdoğan
PaylaşXFacebookWhatsAppE-posta

Ali Erdoğan imzalı diğer yazılar

Yazarın sayfası
Makaleler

On Yıl Dalgalanan Kabare Bayrağı

Dünya koca bir alış-veriş merkezine dönüştürüldü. Bugün artık salt bir kitap okurundan veya sinema seyircisinden, tiyatro seyirsisinden bahsetmek mümkün değil…

Polemik

Emeğime Biraz Saygı İstiyorum

Özgürlük Parkında gerçekleştirilecek Tiyatro Festivaline YOLUMUZU BULALIM adlı komedi oyunumla KABARE DEV AYNASI adına başvurmuştum. Yetkililer herhalde “Eh bu nasıl olsa yolunu bulmuş bunun oyun oynamasına gerek yok” diye düşünmüş olacaklar ki oyunumu festivale uygun görmemişler

Makaleler

Hayat Sahnesi'nden

Hayalarımızla midemizin arasındaki o alana hapsetmiş bizi hayat. yiyip, içip, sevişip, tepişip, tüketip, tükenip, ölüyoruz büyük bir hazla