İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Eleştiriler

Bireyden Toplumsala Şiddet Sarmalı

Metin Boran, , 2.689 görüntülenme


Çalışmalarını Emre Kınay’ın genel sanat yönetmenliğinde sürdüren Duru Tiyatro, bu sezon üç farklı yapımla seyircisini kucakladı.Duru Tiyatro Özen Yula’nın yazdığı ve yönettiği Sezin Akbaşoğlu ve Bekir Aksoy’un oynadığı “Ay Tedirginliği” , Simon Wıllıams yazdığı ve Emre Kınay’ın yönettiği Pelin Körmükçü, Sait Genay, Bahar Yanılmaz, Cem Yanılmaz ve Emre Kınay’ın oynadığı “Aşk Her Yerde” ve son olarak İrlanda asıllı İngiliz genç yazarlardan Dennis Kelly’in yazdığı ve Emre Kınay’ın yönettiği “Sondan Sonra” adlı ilginç bir oyun.
Sondan Sonra, bireysel ve toplumsal bağlamda içinde yer aldığımız şiddet sarmalını faklı bir kurgu ve farklı bir dil bütünlüğü içinde sorguluyor. Nedeni bilinmeyen ölümcül bir saldırı sonrası Mark, kendini kaybetmiş olan Louise’i önceden hazırlık yapılarak gerekli ihtiyaç malzemeleri tedarik edilmiş olan binanın sığınağına getirir. Bilincini yetirmiş olan Louise neler olduğunu anlamaya çalışırken kendisine aşık olan Mark’la içinde bulundukları durum üzerine konuşmaya çalışırlar. Mark içinde gizli şiddet eğilimi olan ve bunu konuşmalarında ve tavırlarında dışavurmaktan çekinmeyen ‘zor’un gücüne ve değiştirme özelliğine inanmış, biraz kaba ve aşk için gerekli nezaketten uzak bir kimsedir. Bu karekteristik özellik onu aşık olduğu Louise’den iyiden iyiye uzaklaştırır. Bu durum ise Mark’ı daha bir saldırgan yapabildiği gibi aynı zamanda şiddet döngüsünün içine çeker.
Mark’ın bu anlayışını sorgulayan Louise ondan sadece günlük hayatını sürdüreceği yiyecek ve içecek vermesini söyler. Mark karşısında zayıf düşmüş Louise’e isteklerini kabul ettirmek için ona şiddet uygulamaktan çekinmez ve tüm acımasızlığını gösterir. Mark bu tavrını, güçlü olma zorunluğu ve güçlünün zayıfı kontrol hakkı olduğu gibi ‘erkekçe’ ve ‘ilkel’ bir anlayışın sürdürümcüsü olarak Louise’in gözünde kendini sıfırlar ve bu faşistleşme süreci onu başka bir ‘insan’ yapmıştır. Sonunda Mark, cebir ve şiddet kullanarak Louse sığınakta tecavüz eder ve cezaevine gönderilir.Tecavüz travması ile psikolojisi bozulan ve kendi yaşamında unutamayacağı tahribatlar yaşayan Louise Mark’ı mapushanede ziyaret eder.
Yukarda uzunca bir özetini aldığım Sondan Sonra bireysel ve toplumsal düzeyde insan ilişkilerindeki baskı, şiddet, cebirle kurulan , iktidar ilişkilerinin birey ve toplum üzerinde yarattığı tahribatı tüm çıplaklığı ile gözönüne getirmesi anlamında önemli bir oyun olma özelliği taşıyor. Emre Kınay sahne yorumunda ‘sorun’u daha ziyade iki insanın ilişki zemininde tartışmayı tercih etmiş olmasına karşın aslında metnin dramatik yapısı ve öykünün tartışma kodları genelin içinde bulunduğu durumu da tartışmaya dahil ediyor.
Yazar bireyden başlayan şiddet eğiliminin nasıl toplumsal ve kamusal alanlarda kendini hayatın bir parçası haline gelme sürecini anlatırken bu şiddet sarmalının yaşamımızı nasıl kuşattığı ve bu tehlikenin boyutlarını da gelinen nokta itibarı ile gözönüne getiriyor. Emre Kınay bu sorunsalı duvarları mermer kaplı bir sığınaktan anlatırken daha ziyade oyunculuğa yükleniyor ve başarılı da oluyorlar.Televizyon dizilerinde bir dönem başarılı yapımlarda yer alımış ama benim ısrarla sahnede olması gerktiğine inandığım Ahu Türkpençe oyunculuğundaki samimiyet ve sahnedeki doğal konumlanışı ile göz dolduruyor. Türkpençe yorumladığı Louise karakterinin duygusal derinliğini çelişki ve zayıflıklarını ve yeri geldiği zaman şiddet uygulamaktan geri durmaz psikollojisini özel bir tavırla seyirciye sunuyor ve oyunculuğundaki naivlik ile önemli bir kompozisyon çıkarıyor. Mark’ı yansılayan Emre Kınay oynadığı rolün temel özelliği olan şiddet eğilimi ve saldırgan tutumu kendine has bir tavırla yorumlayarak Mark’ın arayışları, eğilimleri, paradoksları ve gelgitlerini bütün detayları ile anlamlandırmaya çalışıyor. Her iki oyuncununda sesi ve tavırlarındaki uyum anlatımı güçlendirdiği gibi aynı zamanda görsel olarakta oyuna özel bir anlam katıyor.
Sondan Sonra, şiddet sarmalında yaşamak zorunda bırakıldığımız şu günlerde güncel bir sorunu tartışmaya açması anlamında önemli bir oyun ve seyircinin bu tartışmaya ortak olması zorunlu artık. Yoksa hep beraber kaçınılmaz bir sona doğru uçurumun kıyısına yaklaşıyoruz.
Metin Boran
PaylaşXFacebookWhatsAppE-posta

Metin Boran imzalı diğer yazılar

Yazarın sayfası
Eleştiriler

Çürümüş Zamanlar; Evaristo

Altıdan Sonra Tiyatro’nun “6 Üstü Oyun” projesi kapsamında gösterime sunduğu tek kişilik oyunlardan Evaristo adlı oyunun gösterimi, topluluğun mekanı Kumbaracı50’de devam ediyor. Geçtiğimiz hafta galası yapılan Evaristo’nun yazarı Civan Canova, yönetmeni Nihal Koldaş, oynayan ise uzun yıllar sahnelerden uzak kalan deneyimli oyuncu Ayşenil Şamlıoğlu.

Eleştiriler

Eskişehir'den Troyalı Kadınlara Ağıt

Anadolu’da bin bir güçlükle, tiyatroyu yaygınlaştırmak için oyun üreten amatör ve ya profesyonel toplulukların İstanbul’a gelmeleri, başta mekan ve finansman sıkıntı nedeniyle bir hayli zorlaştı. Keşke bu sorunun aşılacağı umudunu taşıyabilsek de, engelin aşılacağı inancıyla cümleyi ‘şimdilik’ kaydıyla bitirebilseydik.

Eleştiriler

Güvenlikli Kent Yaşamı ve Islah Evi

Mustafa Üstündağ ile Kenan Ece’nin birlikte kurduğu Çamur’dan Tiyatro’nun ilk oyunu Islah Evi’nin galası geçtiğimiz hafta Beşiktaş Afife Jale Sahnesi’nde gerçekleştirildi.