Kaynak
Ezilenlerin Tiyatrosu
Ulaş Tuzak, , 4.519 görüntülenme
Ezilenlerin Tiyatrosu, Paulo Freire’nin Ezilenlerin Pedagojisi kuramından yola çıkarak Augusto Boal’in oluşturduğu bir tiyatro kuramıdır.
Augusto Boal, “Ezilenlerin Tiyatrosu” kitabının Aristotales’in Baskıcı Tragedya Sistemi başlığı altında Aristotelyen katharsis tiyatrosunu analiz eder. Seyircinin düşünme ve eylemde bulunma etkinliğini sahne üstündeki oyuncuya devreden edilgen bir rol üstlenmesi Boal’in karşı durduğu ana unsurdur. Aristotelyen katharsis tiyatrosunda tiyatral üretim araçlarını elinde bulunduranın yazar, yönetmen, oyuncu ve tiyatro etkinliğini düzenleyen şahıslardır; seyirciye yüklenen işlev ise kendisine gösterilenler üzerine fikir yürütmesidir. Freire’nin “Ezilenlerin Pedagojisi”nde ileri sürdüğü ezen-ezilen ve öğreten-öğrenen karşıtlığı, Boal’e göre, Aristotelyen katharsis tiyatrosunun oyuncu-seyirci karşıtlığına tekabül eder. Bu açılımı baskı kurmaya yönelik bir model olarak ele alan Boal, eylemde bulunma iradesinin seyirciye devredilebileceği bir alternatif model önerir. Seyirci ve oyuncu ayrımının ortadan kalktığı bu yeni tiyatro anlayışında yeni bir terim ortaya çıkar: seyirci-oyuncu.
Ezilenlerin Pedagojisi'de Freire; bir problemin tanımlanması, diyalog aracılığıyla yorumlanması ve olası çözümler denenmesini önerir. Bu süreçte öğreten-öğrenen karşıtlığının kırılması için eğitmenin, çözümü önceden bilen ve tüm tartışmayı da oraya yönlendiren biri konumunda olmaması gerekir. Boal de benzer şekilde, tiyatro çalışmalarında seyircileri seyirci-oyuncu olmaya kışkırtan, yanıtlar bulmalarını ve yanıtları sahne üstünde eylem halinde göstermelerini teşvik eden, koordinatör işlevi gören bir "joker"den bahseder.
Augusto Boal ezilenlerin tiyatrosu(forum tiyatrosu) tekniği ile tiyatro yapan ve bu tekniği ezilenlerin tiyatrosu isimli kitabında anlatan brezilyalı tiyatro adamı.zilenlerin tiyatrosu adı altında forum tiyatro, görünmez tiyatro, gazete tiyatrosu ve hatırlayamadığım bir-iki bi şey tiyatrosu gibi akımlar yaratan adamdır.memleketin birinde körler bastonla yere temas ederek yürüyebildikleri için altında herhangi bir yükselti bulunmayan telefon kulübelerine kafalarını çarpmaktan şikayet eder olmuşlar. boalci insanlar da boş durmamış görünmez tiyatro kuramını tatbik ederek birkaç oyuncuyu kör rolünde meydanlardaki telefon kulübelerine çarptırmak suretiyle ilgi uyandırıp tartışma ortamı yaratmışlar,halkın kendi düşüncelerini ifade etmesi yolunda anlık nefes açıcılar olmuşlardır.
Ulaş Tuzak