İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Makaleler

Genç Oyuncunun Acıları

Eser Ali, , 2.915 görüntülenme


Bazen paran vardır sarılacak kimsen yoktur, bazen de sarılacak biri vardır para yoktur. Soru, hangisini istersiniz? Para ? Sarılacak biri? Yada, ikisini?
Eğer tiyatrocuysan arkadaşım, birinci şıkkı geç ikinci şık daha kötü. Girersin tiyatroya gişeciye selam verirsin ardından salona... Işıklar oyun için hazırdır, sen de son hazırlıklarını yapmak için sahneye ilk adımını atarsın; yalnış koyulmuş aksesuar, unutmaman gereken eşyan, kostümün herşey tamdır. Sonra çayını yapar elinde varsa kitabını okur yoksa tiyatrodaki en eğlenceli şey yapılır; dedikodu. Onu da yapacak kimsen yoksa genç oyuncu, "ki mutlaka en azından bir kişi olmalı tiyatroda konuşabildiğin" zaten yanmışsın ama ben biraz sahneyle haşırneşir olmuş genç oyunculara sesleniyorum. Daha yeni derken tiyatroda geçirdiğiniz 2 sene bile benim gözümde yıllara tekamül etmektedir. Çünkü bu iş meşekkatli olduğu kadar palastırda meşakkatlidir. "anlatacağım" Palastır çünkü sabah 7 akşam 5 gibi bir zorunluluk yoktur.
Nerde kalmıştık... Işıklar yanar seyirci iyiysen - (iz) hergün söylediğin (iz) yalana kanar, yanındaki oyuncular sanki gerçekmiş gibi sarılır sana, oyuna çıkmadan önce, iyi oyunlar diye, sonra seyirci görür ve alkışlar seni. Oyun biter, o en güzel an gelir; dışardan tezahüratlar tebrikler ayağa kalkmış seni alkışlayan seyirciler (Sen seni alkışladıklarını sanırsın. Bir süre bu yanılsama, hayatında ve kariyerinde evrimleşene kadar sürer) Bir de üstüne para alırsın, şaka gibi...
Hep oyunları yarım kalan çoçukların icadıdır oyunculuk çünkü... Çünküsü diğer insanlara göre daha çabuk ağlayabilen ve daha çabuk gülebilen kalplerimiz vardır. "duyarsızlık her insana özgü bir hastalıktır"
Sonra genç oyuncu ustan saydığın "ki o da maalesef ülkemizde iki elin parmaklarını çeyrek geçecek kadardır" abilerle ablalarla yemeğe gidersin ve hergün bitmek bilmeyen anılarını dinlersin.
Sonra genç oyuncu, kafandaki o gerçek üstü hayallerinide yanına alıp tıpış tıpış evine dönersin. Daha dönerken bile şehrin sesleri yalnız bırakmaz seni, sağına dönersin elele tutuşmuş manitalar solunda korna sesleri ve trafik. En nihayetinde evine dönersin. O da bi evin varsa. Daha mahalleye girerken başlar yalnızlığın... Apartmanın kapısını açtığında duyduğun ses çığlıktır aslında. Sonra kendi evinin kapı sesi, teslim olmaktır ve işte evinde seni karşılayan yalnızlığının sembolü ayna...
Ayna ayna söyle bana neden yalnızım bu dünyada.
Ayna cevap verir
- Ben teknoloji gibiyim bir yanılsamayım bana dokunamazsın beni hissedemezsin. Ayrıca senden de sıkıldım hergün gelip aynı soruları soruyosun ben de aynı soruları soruyorum sence de sıkıcı değil mi? Yıllardır sana cevap vermedim bundan sonra da vermeyeceğim. Yanağındaki sivilceyi sıkmak için beni rahatsız et ama benle konuşup durma, çok sıkıcı oluyor, sonuca ulaşamıyoruz. Sen kendini tatmin ediyorsun o kadar. Ya ben he ya ben beni düşün........
Daha konuşmasına izin veremem.
İşte hep böyle oluyor genç oyuncu. Sen de, senden bir cevap gelecek diye hergün beklersin, beklersin beklersin... Bir karakterin olduğunu sandığın içindir kavga edersin aynayla.
Meşekkatlidir insanın hergün kendisiyle uğraşması
Eser Ali
PaylaşXFacebookWhatsAppE-posta

Eser Ali imzalı diğer yazılar

Yazarın sayfası
Makaleler

Game Over

Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu'nda geçirdiğim 9 senede hafızamdan geçenleri paylaşmak istiyorum sizlerle. 9 senedir aynı havayı solumak, aynı insanlarla aynı şakaya gülmek, kahkahalarla göz yaşlarına boğulmak...

Makaleler

Aaaah Ah !

Otorite; sözlük anlamına göre yeni bir şey başlatan demek, yeni bir buluş.