İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Eleştiriler

Hangisi Karısı

Cüneyt İngiz, , 8.056 görüntülenme



Birbirinden habersiz iki ev, birbirinden habersiz iki kadın, birbirinden habersiz iki polis, birbirinden habersiz iki komşu ve bütün olanlardan haberdar bir adam. Aynı anda iki hayatı olan bir adam, gün gelip de bir kazanın ardından, kontrolünü kaybederse ve yakayı ele verirse neler olur? Bütün planları altüst olup, ne yapacağını bilemezse düğümü nasıl çözer? Peki birbirinden habersiz olan, evler, kadınlar, polisler, komşular günün birinde birbirinden haberdar olup bir araya gelirse neler olur?
Ercüment Doğan’ın Genel Sanat Yönetmeni olduğu Özel Tiyatro, Ray Cooney’in en sevilen oyunlarından Hangisi Karısı’nı, Çetin Akcan’ın yönetiminde sahneye taşıyor. İngiltere’de iki ayrı eve ve eşe sahip olan çapkın bir adamın günün birinde işlerinin karışmasını, foyasının ortaya çıkmasını komedi unsurlarıyla anlatan oyunda Ercüment Doğan, Tuna Arman, Özden Özgürdal, Altan Akışık, Ebru Karanfilci, Hatice Topal, Fatih Yıldız ve Çetin Akcan rol alıyor.
Dormen Tiyatrosu’nda yıllarca keyifle seyrettiğimiz Ray Cooney oyunu, uzun bir aradan sonra tekrar sahneleniyor. Üstelik oldukça keyifli ve işini bilen bir ekiple sahneye taşınarak başarısını perçinliyor. Bu konuda öncelikli başarı oyunun yönetmeni Çetin Akcan’a ait. Fars türünü sahneye taşımak kimilerine oldukça kolay gibi gelse de, türün kendine ait matematiğini çözemeyen yönetmenler için sahnelemede durum komikliklerinin anlaşılmasını engeller. Adeta yanlış formülle problem çözmeye benzer bu durum. Oyunun yönetmeni Çetin Akcan vodvil türünün sahnelenmesinde bir matematik profesörü olduğunu bir kez daha gösteriyor. Oldukça nazik dokunuşlarla, durumun en komik anlarını, seyircinin nerelerde reaksiyon vereceğini hesaplayarak, fars türünü nakış gibi işliyor.

John Smith rolüyle Özden Özgürdal, türün verdiği komik olma zorunluluğu ve karikatürize etme tuzağına düşmeden, sade, anlaşılır, dozunda oyunla, metnin getirdiği durum komikliklerini başarıyla seyirciye aktarıyor. Televizyonda da komik tiplemelerle tanıdığımız, işini ciddiyetle yapan Tuna Arman tecrübesiyle bu rolünü de bütün ciddiyetiyle sahneye taşıyor. Ercüment Doğan Stanley karakterinde samimi, sıcak, sade ve anlaşılır. Bir damla bile abartısız oyunuyla, öne çıkmak, görünmek tuzaklarını bertaraf ediyor. Bu nedenle bir o kadar da akılda kalıyor.
Ebru Karanfilci de rolünün bütün hakkını veriyor. Oldukça seksi, hafiften saf kadın tiplemesine kendi inandığı gibi, bizi de inandırarak rolün altından kalkıyor. Altan Akışık sert mizaçlı eski polis tipini çok güzel ortaya koyuyor. Zaman zaman fars oynadığını unutup fazla ciddileşse de metnin bütün gerekliliklerini yerine getiriyor. Fatih Yıldız’ın polis tiplemesinin özgünlüğü, oyuna ayrı bir soluk getiriyor. Zaman zaman kendini gösterip, yerinde ve dozunda geri çekilmesi izlenirliğini arttırıyor.
Oyunun en önemli özelliği bir star arayışı içinde olmaması. Büyük bir çaba ve enerjiyle, bireysel başarılarını sergilemek yerine, ekip çalışması içinde, oyunun ön plana çıkmasına yardımcı olan bütün oyuncular, görevlerini hakkıyla yerine getiriyor. Bu kadar tanınmış ve televizyon dünyasının da önemli insanları oldukları halde, aynı eşitlikte kalmaları gurur verici.
Fars türünün en önemli handikaplarından olan bireysel abartılı komiklik ve karikatürize tiplemelerden uzak, kişilerden kaynaklanan durum komikliğini hissetmek oyunun akıcılığını sağlıyor. Sanki oyunu seyrederken, kim olsa yapabilir duygusunu hissetmek, ama bir o kadar da oyuncunun ve ekip çalışmasının becerisine bağlı oyunun altından başarıyla kalkmış bir tiyatro görmek istiyorsanız, Püren Yapım’ın Hangisi Karısı doğru adres.
Oyunda aksayan bir nokta, birinci perdede polisle John Smith’in karşılıklı olduğu sahnede oyunun yavaşlaması, temponun düşmesi diyebiliriz. Bu tür oyunlarda en önemli kurallardan biri olan tempo, maalesef bu sahnede biraz yavaşlıyor. Enerjik başlaması, seyirciyi yakalayıp avucuna alması gereken sahnede tempo düşüklüğü bir anlık kopmaya sebep oluyor. Bir küçük eleştiri de komşu Bobby rolüne. Bir Ray Cooney oyununda kullanılan bütün tipler, aynı derecede önemli ve gereklidir. Bu durum Bobby rolü için de geçerlidir. Diğer roller kadar Bobby rolünü canlandırırken aynı detaylandırmalara ihtiyacı olduğunu fark etmek gerekiyor.
Akılcı bir dekor uygulamasıyla oyuncular aynı sahnede bir arada olsalar da, iki ayrı ev duygusu uyandırıyor. Teknik bakımdan oldukça zor görünse de, oyuncuların uyumu sayesinde hiçbir sorun çıkmadan akıcılık sağlanıyor.
Keyifle izlenecek, bol bol gülünecek ve iki saat için bile olsa rahatlamak isteniyorsa kaçırılmayacak bir oyun.
Cüneyt İngiz
PaylaşXFacebookWhatsAppE-posta

Cüneyt İngiz imzalı diğer yazılar

Yazarın sayfası
Eleştiriler

Arlecchino'dan Kean'e: Aktör Kean

Neden doyumsuzdur insanoğlu? Neden yokluğun sınırlarında açlıkla, açıklıkla mücadele ederken, acıların en sonsuzunu yaşarken, talihinin dönmesiyle yükselişe geçtiği merdivenlerin basamaklarında…

Eleştiriler

Gerçekten 'Olacak Şey Değil'

İnsan hayatında kaç defa hata yapar? Peki bu hataları düzeltmek yerine, üstüne yeni hatalar ekleyerek, bir hatalar binası oluşturmak insana ne kazandırır?