İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Kaynak

SEYİRCİSİ HALK OLAN TİYATRO 1

Cihat Faruk Sevindik, , 3.672 görüntülenme

Hemen başlamak gerekiyor.İşin bir yerinden başlamak.Girizgahı fazla uzun tutupda okuyucuyu sıkmak istemiyorum.Yazımında başlığından anlaşılacağı üzere ‘’seyircisi halk olan tiyatro’’ne demektir.
Bu kavram bildiğimiz halk tiyatrosunun bizler tarafından karşısına konulan tanım..İşte tartışılacak nokta şudur:Halk kimdir?Bir sosyal sınıfmıdır,hayır,halkın belirli bir sınıf olmadığı üzerine herkes hemfikirdir.Pekala akla hemen şu soru düşmektedir:Hangi sınıfları halk saymak gerekir.
Kendimce sorularıma cevaplar bularak;hemen bir başka konuya geçmeyi tavsiye ediyorum.Halk tiyatrosunun üreticisi kimdir,ilk kim çıkarmıştır,bu ismi literatüre kim geçirmiştir.İsminden kaynaklanana göre o zaman bu tiyatro biçimi halkın öz biçimi,yani anonim.Bununda cevabını bulduğuma göre bu tiyatronun amacı nedir?Halk tiyatrosu ise ve halkın öz malı,benliği ise halkın sorunlarını,durumunu yansıtmak olmalıdır,hatta yansıtmak değil değiştirmek gereklidir.O zaman Halk Tiyatrosu toplumda süregit şeyleri izleyiciye yansıtmaktan öte değiştirmek için çabalar.
Her tiyatro türünün ve her oyun yazarının bir biçimi vardır.Kapalı veya açık biçim.
Açık biçim nedir?Sözlükteki karşılığı kapalı biçimin karşıtı ;göstermeci tiyatro,aristotolesci olmayan tiyatro,epik tiyaro.Açık biçim bu ise kapalı biçimde bunun karşıtı.O halde varılan sonuç şudur ki;Halk tiyatrosu açık biçimi benimsemiş.
Aklınıza şu gelebilir tanıma göre mi hareket edeceğiz?Hayır Aristotolesci olması bunu göstergesi zaten.Madem toplumda bir şeyleri değiştirmek için yapılan bir biçimse sahnede her şeyi gözler önüne sermektedir.İşte bu sonuçtan Aristotelesçi tiyatro anlayışına ters düşer..
Birazda üslubuna değinebiliriz :İlk başlarda gülmece temel üslubu olarak başlamıştır.Günlük yaşamdan alınan olaylar yalın,kaba bir gerçekçilikle seyirciye sunulmuştur.Bu yüzden bayağı bir şekilde algılansa da bu görüşü Seneca yıkmıştır.Paragrafın girişin de ilk başlarda gülmece temel üslup demiştik .Daha sonra halk tiyatrosunun politik niteliğinin arttığı dönemlerde taşlama öne çıkan tür olmuştur ve benimsemiştirde…
Cihat Faruk Sevindik
PaylaşXFacebookWhatsAppE-posta

Cihat Faruk Sevindik imzalı diğer yazılar

Yazarın sayfası
Makaleler

AÇIK MESAJIM VAR GİTMESİ GEREKENLERE… VE ÜSTÜNE ALABİLENLERE…..

Tiyatro tiyatroculara karşı hala ayakta… Nasıl bir söz nasıl bir çaba… Evet…! Tiyatro tiyatrocu görünümündeki sanat yapıyorum budalalarına karşı ayakta. Tiyatro;sahneleri yıkılan bir yönetim şekline rağmen ayakta… Tiyatro;kendini oyuncu gibi hissedip sahneye çıkanlara karşı ayakta.. Tiyatro;adam kayırmalara,bunu da oynarsam tepki ne olurculara karşı ayakta.. Tiyatro;gişe kaygısıyla ‘’aman oyun çıksın para kazanalım’’zihniyetine rağmen ayakta.

Makaleler

BEN TİYATROCUYUM…HADİ YA..!

Tiyatro üzerine yazıyoruz,onun üzerine yaşıyoruz,onun için mücadele veriyoruz.Ama kaçımız;ya da bulunduğum çevreyi baz alarak kaçımız hangi inanç ve amaç uğruna tiyatro yapıyor.Belki de çoğu yapar gibi gördüğü şeyleri de tam anlamıyla yapamıyor. Çoğu ticari amaç güderek bazıları ise kendisini ispatlama amacında… Ukalalığı, bilmişliği, karşısında ki insanı yerin dibine sokup sokup çıkarmak onlar için toplumdan farklı olmak demek, onlara göre sanat yapıyorum demek. Tiyatro ne demek dediğinde ise suratına bön bön bakakalıyor toplumu aşağılayarak kendisini ispatlayan bay veya bayanlar.Anlaşılıyor ki kendisi ne yaptığını ne için yaptığını bilmediği ortaya çıkıyor.

Makaleler

Emekleyerek Mücadele

Çocuktum daha hayatı yeni yeni kavramaya başladığım dönemlerdi .Taklitler ve çevremdeki insanların gülüşleri bana haz verirdi.Benim çocukluğumda kim o sıralar revaçta ise onların taklitleri yapardım.

Kaynak

Ama gene de herkes sevdiğini öldürür (Oscar Wilde)

Oscar Fingal O’Flahertie Wills Wilde 16 Ekim 1854’de doğdu, 30 Kasım 1900’de öldü. İrlandalı bir oyun yazarı, romancı, kısa öykücü ve şairdi. İğneleyici esprileri dolayısıyla geç Victoria döneminin en başarılı ve ünlü yazarlarındandı. Bir dava sonucu homoseksüellik ve ahlaksızlıktan suçlu bulununca büyük bir düşüş yaşadı ve doğduğu ortamla tam bir zıtlık içindeki fakir bir otel odasında öldü.