İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Makaleler

Üniversite Tiyatro Hocaları Tercih Yapmak Zorunda Kalacak

Adnan Tönel, , 4.065 görüntülenme


Geçen ay dillendirilen bir taslağa göre YÖK Kanunu’nda yapılacak değişikler ile Konservatuvar ve Güzel Sanatlar fakültelerindeki akademik sistemle ilgili devrim gibi kararlar alındı. YÖK, haftada bir kez bu kurumlara uğrayıp düzenli maaş alan kimi öğretim üyelerine “dur“ demeye hazırlanıyor…
12 Eylül darbesiyle kurulan YÖK, özgürce eğitim alan gençliğe "dur" derken, bir süre sonra da müzik, bale ve tiyatro eğitimi veren konservatuvarları kendine bağlamış ve özgür sanat eğitimini de not sistemiyle kamufle ederek üretici ve emekçilerini boyunduruk altına almıştı. Yanısıra geçen zaman içerisinde sahne sanatları dışında kalan diğer plastik sanatlar eğitimi veren kurumlar da kendi açmazları ile üniversitelere bağlanarak, Güzel Sanatlar fakülteleri olarak aynı çıkmazın içerisine sokulmuşlardı.
Yıllar süren bu eğitim çıkmazı, bu bölümleri çiftlik gibi kullanan kimi hocaların da varlığıyla deneme atölyesini andırır haldeydi. Şöyle ki, yıllardır aynı oyunları hem tiyatrosunda hem de okuldaki öğrencilerine çalıştıran tiyatro duayenlerinden "böğğ" geldiği yetmezmiş gibi, bölümün meslek eğitimini veren bu hocaları öğrencilere hiçbir şey öğretmiyor, bir memur gibi derslere girip çıkıyor ve piyasada kendi ceplerine atabilecekleri "ekstraları" kovalıyorlardı.
Sanırım, işini bilenlerin sahnelediği bu gözbağcı dumanı uzaklardan da görünmeye başlamış olmalı ki; dillendirilen taslağa göre YÖK Kanunu’nda yapılacak değişikler ile Konservatuvarlar ve Güzel Sanatlar fakültelerindeki akademik sistemle ilgili devrim gibi kararlar alınmak üzere.
Halen büyük çoğunluğu Devlet Tiyatroları, Şehir Tiyatroları, Devlet Opera Balesi, özel tiyatrolar, reklam ajansları, grafik ajansları, müzik koroları, seslendirme stüdyoları, TV kanalları vb. sektörlerde çalışıp, devlet ya da özel üniversitelerin konservatuvarlar ve Güzel Sanatlar fakültelerinde tam zamanlı statüde kadrolu olarak çalışan, ancak bu kurumlara haftada bir ya da en fazla iki kez kez uğrayıp her ay maaşını düzenli alan alan öğretim elemanlarına, YÖK “dur” demeye hazırlanıyor.
Bu arada, yerel seçimler sonrası yasalaşması her an beklenen taslağa göre; devlet ve vakıf üniversiteleri bünyesinde bulunan Güzel Sanatlar fakülteleri ve konservatuvarlarda kısmi zamanlı (ders saat ücretli) çalışan öğretim üyeleri de, isterlerse tam zamanlı statüye geçebilecekler. YÖK Başkanvekili Prof. Dr. İzzet Özgenç’in açıkladığı taslağa göre, adı geçen bölümlerde haftanın beş günü tam gün mesai yapılacak ve bu kadrolu öğretim elemanları, okul dışındaki düzenli maaş aldıkları işleri ya bırakacaklar ya da kendi özel işleri ile okuldaki görevleri arasında karar vermek zorunda kalacaklar. Yanısıra isterlerse dışarıdaki işlerine son verip, bu bölümlerde tde am zamanlı statülerini sürdürebilecekler. Ayrıca döner sermaye üzerinden ama okul adına dışarıya hizmet verip de para kazanabilecekler.
Ancak, Konservatuvarlar ve Güzel Sanatlar fakülteleri bünyelerindeki kadrolu öğretim üyeleri mesai saatleri dışında sadece haftasonu döner sermaye geliri üzerinden dışarıya hizmet verebilecekler ve mesai saatleri içinde aldığı ücretin yüzde 50 fazlasını alacaklar. Bu sistemle öğretim üyeleri net maaşlarının 2 katına kadar maaş alabilecekler.
Döner sermayeden sadece konservatuvarlar ve Güzel Sanatlar fakülteleri değil bütün yükseköğretim kurumu yöneticileri ve gelir sağlayanlar, katkıları ölçüsünde adil bir şekilde pay alacaklar.
GSF ve konservatuvarlardaki, araştırma görevlileri ise doktorasını bitirdikten sonra aynı üniversitede en fazla 2 yıl araştırma görevlisi olarak çalışacak. Bu sürede başka bir üniversitede öğretim üyesi olarak çalışamayacaksa görevine son verilecek. Doktorasını tamamladığı üniversitenin dışında bir üniversitede 2 yıl görev almadan ise aynı üniversiteye dönülemeyecek. Bu plana göre akla gelen isimler arasında, hem tiyatro bölümlerinde kadrolu gözüken hem de özel kurumlarda sanat yönetmenliği yapan ve çelişki oluşturan öğretim üyeleri arasında; Haliç Üniversitesi Konservatuvar Tiyatro Bölümü’nde tam zamanlı statüde kadrolu görev alan Doç. Müşfik Kenter (Bakırköy Belediye Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni) ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nde tam zamanlı statüde kadrolu görev alan Prof. Zeliha Berksoy’un (Beşiktaş Belediyesi Kültür Platformu Genel Sanat Yönetmeni) tercih haklarını hangi kurumlardan yana kullanacakları merakla bekleniyor.
Adnan Tönel
PaylaşXFacebookWhatsAppE-posta

Adnan Tönel imzalı diğer yazılar

Yazarın sayfası
Polemik

Brecht şarkılarını, Mardin’de neden okumadınız?

Geçen hafta Mardin’de yaşanan acı olayın üzerinden oluşan gündeme çeşitli kesimlerden tepkiler devam ediyor. Ancak bunlardan en çelişkili olanı tiyatro disiplininden geleniydi. Güneydoğu’nun şiirsel kenti Mardin’in Bilge Köyü’nde yaşananları uzaylı gibi yorumlayan, oradaki halkı cahil gösteren, toprağa bağlı yaşam mücadelesini sürdüren 7 bin yıllık Mardinli aşiretlere linç kültürü uygulayan, bir kısım yarı-aydın büyük bir aymazlık içerisinde.

Polemik

Kadrolu DT Oyuncularına Haksızlık

Kültür Bakanı’nın ‘dizilerde oynayan Devlet Tiyatrosu oyuncuları için ‘döner sermayeye katkıda bulunmalılar’ sözleri üzerine son günlerde tiyatrocular arasında yeni bir tartışma başladı. Gündemi kaplayan bu taslak madde yasalaşırsa, devletten maaş alıp, özel diziler ya da seslendirme vb. ekstra kazanç getiren işlerde de çalışan tiyatrocular için, devlet sahnesinde gözükmenin yanısıra, oyunculara ‘daha çok sanatı halkla nasıl buluştururuz’ fikrinin benimsetilmesi üzerinde duruluyor.

Polemik

Devlet Tiyatrosu'nda Neler Oluyor?

Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü tarafından, bu yıl 5.si düzenlenecek olan ‘Küçük Hanımlar Küçük Beyler Uluslararası Çocuk Tiyatroları Festivali’ne katılmak isteyen gruplardan bazıları nedensizce festival dışı bırakılmaya başlandı. Adı üstünde, ‘yarışma’ değil, ‘festival’ olan bir şenliğin hangi zihniyetin seçiciliğinde yürütüldüğü ve belirleyici olabildiği konusu acilen tartışılmalı bana kalırsa.