Eleştiriler
Kabaret - İstanbul Şehir Tiyatroları
Ayşe Müge Gerdan, , 5.692 görüntülenme
wilkommen,bienvenue,welcome
im cabaret,au cabaret,to cabaret
Christopher Isherwood’un “Hoşça Kal Berlin”adlı öykü kitabından yola çıkarak (ki basımı tükenmiş kitabın, sahaf sitelerinde yakalanabilirse, İletişim Yayınları) Joe Masteroff’un yazıp müziklerini John Kander,şarkı sözlerini Fred Ebb’in hazırladığı “Kabare” müzikali Türkiye’de ilk kez sahneleniyor.
1966'da Broadway'de sahnelendiğinde olay yaratan, 1972'de beyazperdeye aktarıldığında* sekiz Oscar kazanan ve 43 yıldır dünyayı dolaşan müzikal 11 martta prömiyerini yaptı.
İlk haftada izlemiş olmama rağmen çok daha iyi olabileceğini düşünüyorum ve ileriki sezonlarda da aranacak, oynanacak bir müzikal olacak. Tiyatro sahnesinde kabareye gitmiş gibisiniz. Zaten “Evinde oturma yapayalnız/Gel de müzik dinle/Yaşam bir oyundur dostum/Buyurun kabareye” diyerek müziğin ritmiyle çoşuyor, kendinizi oyunun bir parçası hissediyorsunuz. Yıllar önce Gülriz Sururi’nin “müzik-hallerim” albümünü almıştım, şarkılar oradan tanıdık geldi, hemen içine aldı.. Kabare eğlence gibi gelse de arka plandaki öyküler müzikalin sadece şarkı ve danslarla yürümediğini gösteriyor. Hikayelerde 1920-1930 lu yıllarda Berlin’de gelişen komünist-nazi yükselişleri, komşu ilişkileri, aşk, eğlence hayatı Sally’nin de sık sık söylediği “Yani politika falan mı?..Ama bunun bizimle ne alakası var ki?” sözlerinin gün gelip etkilenmeler başladığında eğlenceyle de göz ardı edilemeyeceğini bizlere gösteriyor acı bir şekilde.
Yücel Erten’in sahneye koyduğu müzikalde; Emcee olarak Mert Turak’ın kabareyi sunmasıyla başlıyor müzikal. Ufak sakatlanmalar yaşanmış olsa da izlerken seyirciye hissettirilmiyor. Oyuncuların çoğu sezonda pek çok oyunda yer alıyor buna rağmen danslar,uyum,şarkılar alıp götürüyor sizi. Sally rolünde Senan Kara Tutumluer kabare şarkıcısını ve Clifford Bradshaw rolünde Can Başak kitabını bitirmek üzere Almanya’ya gelen ve bu arada İngilizce kursu vermeye çalışan Amerikalı bir yazarı canlandırıyor hem oyun hemde ruh halini anlatan şarkılarla göz dolduruyorlar. Fraulein Schneider’i canlandiran Selma Kutluğ ve Herr Schultz rolünde Hakan Arlı faşizme yenik düşen sevdalıları canlandırıyor. Alman olmasına rağmen Yahudi diye dışlanmaların, taşlanmaların başladığı, sokakta insanların birbirini etiketlediği bir dönem.
Ne olursa olsun kabarenin, eğlencenin vazgeçilmediği Kit Kat Klüp’te korkak canavarların kanlı ellerine tanık oluyor. Bir kabare vardı… ve bir sunucusu…
Kabare genelde kulüpte ve pansiyonda geçen sade haliyle ve Osman Şengezer’in kostüm ve dekorları ile özellikle delikli paravanlar eşliğinde kurgulanmış geçişler… Selçuk Borak’ın koreografilerini yaptığı, Çiğdem Erken’in müzik direktörlüğünü üstlendiği müzikalde yirmi oyuncu yedi kişilikte orkestra var sahnede ve hepsi şehir tiyatroları ekibi. Sahnede mikrofon kullanılmamış. Çıplak ses, dans aynı anda. Hele Sally’nin bayılma sahnesinde orkestra da ayağa kalkınca gerçekten bir şey oldu sandık.
Sezonun sonlarına doğru başlayan oyun Yücel Erten’in isteklerini fazlasıyla karşılayacak sanıyorum.**
Tüm ekibi kutluyor,ilk haftadaki gibi tıklım tıklım salonlarda,ayakta alkışların devam etmesini diliyorum.
Ayşe Müge Gerdan
15.03.2009,Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi
Not:Bir önceki gece şehir tiyatrolarının emektar oyuncusu Filiz Toprak’ın vefat haberi gelmişti.Oyun öncesi Selma Kutluğ sahneye çıkarak haberi seyircilerle paylaştı ve saygı duruşunda duruldu.İçlerinden birini kaybettiler ama kabaredeydiler…
*Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Kabare_(film) 1972 Kabare filmi
** “Müzikalde birinci önceliğim seyircinin tiyatrodan hoşnutluk, doyum ve heyecanla ayrılmasıdır. İkincisi, oyunun tam kavranmasıdır.”