Eleştiriler
Savaş; İnsanın hırsları, arzu ve şehvetleri uğruna, yakıp yıkıp yok etme mücadelesi. Erkek egemen dünya yasaları gereği sevişmeyi ve savaşmayı amaç edinen bir kısım erkeğin, kadınları, çocukları düşünmeden, bir avuç toprak uğruna sürekli birbirine saldırması.
Eleştiriler
Ya Bismillah deyip çıktık yola, meraklanıp o zamanlar İstanbul’un sokaklarında neler ola, dediler ki, cinleri, perileri topladılar, kısmetleri bağladılar, sevenleri ayırdılar...
Eleştiriler
Ben hep böyle kalmayacağım. Birgün ben de zengin olacağım. Koca konaklarım evlerim olacak. Zengin bir kocam olacak. İstediğim her şeyi paramla yapacağım. Etrafımızda insanlar pervane olacak. Bu pislik çukurundan kurtulduğum zaman, özgür olacağım...
Eleştiriler
Shakespeare’in eserlerinde her ne kadar farkında olmadan yazdığını düşünmemizi isteseler de, Anadolu’nun bütün sembollerini kullanması, Anadolu kültürünün farkında olması, bu bölgeden örnekler vermesi rastlantı olamaz.
Eleştiriler
Güzel İstanbul’um. Sen ne acılar çektin, ne güzel günler gördün, kimileri hüzünler yaşadı senin bağrında, kimileri gözyaşı döktü senin toprağına, kimileriyse mutluluklarını saçtı dörtbir yanına...
Eleştiriler
Felaketler nedeniyle yerini yurdunu bırakıp, hiç bilmediğin büyük bir şehre göç etmek. Bu şehirde ayakta kalma mücadelesi vermek. Aileni ve kendini büyük şehrin bütün olumsuzluklarından korumaya çalışmak...
Eleştiriler
Hiç düşündün bir insanı yaşama mücadelesi verirken? Tabii ki düşündün çünkü sen de yaşama mücadelesi veren bir insansın. Her an ayakta kalabilmek, hayata tutunmak...
Eleştiriler
Yıllarca işlemediğiniz bir suç olduğu halde, bu suçtan yargılanmak, fiziksel ve ruhsal şiddet görmek zorunda kalsanız, yıllar sonra da suçsuzluğunuz ispat edilse neler hissederdiniz?
Eleştiriler
Bazı insanlar vardır, hayata sadece varolan işlerini yapmaya gelmişlerdir. Neden, nasıl, niye yaptıklarını sorgulamadan, görevlerini sonuna kadar hakkıyla yerine getirirler....
Eleştiriler
Bir kelebeğin ömrü bir gündür. Kozasında kıvranmaya başladığı andan itibaren doğa koşullarıyla baş başa kalır. Tek amacı bir an önce kozasından çıkıp, tüm güzelliğiyle gökyüzünde uçmak, kendini sergilemektir. Tüm çetin kış şartlarına rağmen o direnir hayata ve onun için bir yıl gibi gelen bir günlük hayatını tamamlar.
Eleştiriler
İnsan; dünyanın başrol oyuncusu, dünya okulunun öğrencisi, bir doğum kapısıyla okula başlayan, her sınıfta öğrenmeye devam eden, kendini değiştiren, geliştiren, fark eden, fark edilen, fark ettiren, zaman oyununun oyuncağı olan.
Makaleler
Ve genç ilk başrolünü alır…. Aylarca süren turneler, oyunlar, derken bir gün genç büyük patronun yanına çağırmasıyla odasına gider. Artık zamanı gelmiştir.
Makaleler
Hiçbir para talebi olmayan, gönüllü(!) tiyatro çalışanı gidip gelmeye başlar. Hayalindeki tiyatroyu yapmak üzere yola çıkmıştır. Ve bunun için en önemli adımlarından birini atar.
Makaleler
Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de bir oyun sahneleneceği zaman, oyuncu alacak olan tiyatro bir seçme (audition) yapacağını duyurur. Bu seçmelerde istenen genelde tirat, şiir ve zaman zaman şarkıdır. Bu şekilde sahneye koyacakları oyunda ihtiyaçları olan roller için değişik tipte insanları görme ve değerlendirme şansına sahip olurlar.
Eleştiriler
İnsan; dünya denen oyun bahçesinin oyuncağı, kâinatın demirbaşı. Dünyaya ruhtan bedenlenerek gelse de, bir zaman sonra ruhu unutup dünyanın malzemesi haline gelir...
Eleştiriler
Bir kadın ve bir erkek. Evli, bekar, nişanlı, aşık ne olursa olsun, dünyanın kurulduğundan beri devam eden kaos ve anlaşmazlık çözülmesi en zor ilişkiler sınıfında....
Eleştiriler
Her gün haberlerden izliyoruz savaşın izlerini, ölenleri, yaralananları ve şehitleri. İçimizde bir yerlerde kanasa da yaralarımız, televizyon kumandasının bir tuşuyla silip atıyoruz acılarımızı sıkıntılarımızı. Hemen bir başka kanalda unutuyoruz dertlerimizi. Bir sünger çekip gerçek hayata mutluluk maskelerimizi takıp unutmaya çalışıyoruz karanlık dehlizlerini ruhumuzun. Silmeye çalışıyoruz zihnimizden tüm izlerini vicdanımızın sorumluluklarını.
Makaleler
...Fakat son günlerde tiyatro kulis ve fuayelerinde yapılan sohbetlerde özellikle İKSV adına çalışan teknik ve yardımcı personelin ödemelerini alamadıklarını, yaklaşık iki aydır bu konuda kendilerine muhatab bulamadıklarını duyunca şaşırdım. Bu kadar başarılı organizasyonlara imza atan İKSV’nin, belki de bir atlama ya da yanlış anlaşılma sonucu ödemeleri yapamadığını düşündüm.
Makaleler
Bir kez daha anladım mesleğimizin ne kadar zor, meşakkatli ve bir o kadar da vefasız yönünü. Bütün acılarımızı sığdırmaya çalıştığımız bu hayatta, sahne denen o küçücük dünyaya çıktığımız anda her şeyi unutup, yeni ufuklarda arıyoruz üretmenin ve yaratmanın mutluluğunu. Ve nedense hep cenazelerde farkına varıyoruz aslında ne kadar da kısa bir ömür içinde çırpındığımızı. Hadi Çaman ayrıldı aramızdan önceki gece. Tiyatroya deli gibi aşık, kanını sahne için akıtan, terini her bir oyununda sonuna kadar akıtan ve sahnesi elinden alındığında gözyaşı döken değerli insan.
Eleştiriler
Çehov’un en önemli oyunlarından bir tanesi olan Vişne Bahçesi, yine Çehov’un diğer oyunlarında olduğu gibi dönemin sıkıntılarını yansıtan bir metin. Rusya’nın trajik durumunu simgesel bir anlatımla bir bahçe ve insanların bu bahçe ile ilgili sıkıntılarını irdeliyor.