Ödenekli Tiyatroların Ödeneksizleştirilmesi (İskender Pala Yaklaşımına Bakış)
Zaman Gazetesi yazarı, Divan Edebiyatı Profesörü, Belediye Başkanı Danışmanı sayın İskender Pala‘nın ödenekli kurumlar hakkındaki görüşlerini okudum.
Zaman Gazetesi yazarı, Divan Edebiyatı Profesörü, Belediye Başkanı Danışmanı sayın İskender Pala‘nın ödenekli kurumlar hakkındaki görüşlerini okudum.
Ben şanslı bir çocuktum. Ailem her şeyi "hazırlop" önüme koyduğu için değil, ama elime iyi bir pusula verdikleri için. Sadece İstanbul'un değil, Türkiye'nin en iyi okullarından birinde okudum. En iyiliği içi boş bir marka olmasından değil, önüme değerelendirirsem olanaklar açan perspektif açtığı için...
Yazılarınızı, sadece "GİZLİ OTURUM" hakkındakini değil genellikle soğukkanlı, nesnel ve faydalı bulduğum için okurum. Sanırım aynı kuşaktan olduğumuz için de "başkalarının cehennemimiz" olduğu dünya hakkındaki görüşleri de paylaşıyoruz. Dediğiniz gibi bizler "cehennemlik" olduğumuz için onlar cehennemimiz.
İnsanı bedenimizde var edebilmek için insanın gözlemine, onu anlamaya, empati kurmaya, yani dünya görüşü sahibi olmaya gereksinen bir mesleğimiz var. Birbirimize yaptıklarımıza bakın! Bu mesleği yapan birinin insan düşmanı olması zorunluymuş gibi bir görüntü... Eğer bu doğruysa tiyatro ne? İnsana kötülük bilgisi yayan bir meslek! Öyle mi?