İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Polemik

Olmadı Sayın Anık

Ergün Işıldar, , 2.663 görüntülenme


Yazılarınızı, sadece "GİZLİ OTURUM" hakkındakini değil genellikle soğukkanlı, nesnel ve faydalı bulduğum için okurum. Sanırım aynı kuşaktan olduğumuz için de "başkalarının cehennemimiz" olduğu dünya hakkındaki görüşleri de paylaşıyoruz. Dediğiniz gibi bizler "cehennemlik" olduğumuz için onlar cehennemimiz.
Yalnız Mehmet Ergen hakkında bu söyledikleriniz bana biraz ağır geldi. Ben ne yaık ki bu güne dek bir Mehmet Ergen oyunu izleyebilmiş değilim. "Aşçı kendi pişirdiği yemeği yiyemezmiş." İster bahanelerden, ister koşullardan deyin bu böyle maalesef, ama ilk fırsatta bu durumu değiştireceğim. Kendisini kişisel olarak tanıdığımı da söyleyemem: bir, iki defa karşılaşma ve selamlaşma, o kadar.. Ancak girişimlerini ve yaratıcı üretkenliğini fark etmemem olanaksız. Bu nedenle ona hayran olduğumu, saygı duyduğumu ve hatta biraz imrendiğimi söyleyebilirim.
Geçen sezon İBBŞT- Genç Günler çerçevesinde başlattığı - belki de daha önce de sürdürüyordu ve ben bilmiyorum, bu da olabilir - oyun yazarlığı atölyesini oldukça önemli bir girişim olarak görüyorum. Dramatik yazın alanındaki büyük boşluğa akıtılan küçük bir damla belki, ama önemli.
İnsan yazınızı okuyunca "acaba aralarında geçmişten kaynaklanan bir husumet mi var?" kuşkusuna kapılıyor. Bu sertlikte bir iki yazınızı daha okumuştum, ancak anladığım kadarıyla siz yeni oyun yazarlarının işlerine gereğinden çok fazla umutla yüklü gidiyor, sonunda da çok büyük hüsran yaşıyorsunuz. Bunu sizin ve benim gibi önündeki yaşayacağı zamanı hesaplamak zorunda olan kişilerin karamsarlığı olarak görüyorum. Lütfen kendinizi ne çok fazla umutla şişirin, ne de gerçekler karşısında bu denli çabuk çözülün.
Üstelik bizim dilimiz ve zamanımızın dili arasındaki makas açılıyor diye kızmak yerine, yeni bir dil öğrenir gibi mutlu olmalıyız. Bizden sonraki kuşakların üretimine, tabii kötüye iyi diyerek değil ama, bilgimizi aktararak destek çıkmalıyız.
İndirgemeci bir yaşamı yaşamak zorunda değiliz, tadı yok çünkü, ama yükseltici ve derinleştirici davranmalıyız.
Saygılarımla,
Ergün Işıldar
--------------------
- Melih Anık'ın sözkonusu yazısı için tıklayın...
- Mehmet Ergen'in bu yazıya cevaben gönderdiği yazı için tıklayın...
PaylaşXFacebookWhatsAppE-posta

Ergün Işıldar imzalı diğer yazılar

Yazarın sayfası
Makaleler

Arkadaşlarıma Güzelleme

Ben şanslı bir çocuktum. Ailem her şeyi "hazırlop" önüme koyduğu için değil, ama elime iyi bir pusula verdikleri için. Sadece İstanbul'un değil, Türkiye'nin en iyi okullarından birinde okudum. En iyiliği içi boş bir marka olmasından değil, önüme değerelendirirsem olanaklar açan perspektif açtığı için...

Polemik

Yeter Artık

İnsanı bedenimizde var edebilmek için insanın gözlemine, onu anlamaya, empati kurmaya, yani dünya görüşü sahibi olmaya gereksinen bir mesleğimiz var. Birbirimize yaptıklarımıza bakın! Bu mesleği yapan birinin insan düşmanı olması zorunluymuş gibi bir görüntü... Eğer bu doğruysa tiyatro ne? İnsana kötülük bilgisi yayan bir meslek! Öyle mi?