Engin Alkan ile Afife Ödülleri Hakkında Konuştuk
Bu bölümde tiyatro ödülleri hakkındaki değerlendirmelerini okuyabilirsiniz...
Bu bölümde tiyatro ödülleri hakkındaki değerlendirmelerini okuyabilirsiniz...
Engin Alkan ile fırtınalı bir günde görüştük. Hem İstanbul’da şiddetli bir rüzgar vardı hem de tiyatro camiasında adeta kasırga etkisi gösteren gelişmeler peşpeşe yaşanıyordu. Önce Afife Tiyatro Ödülleri ile ilgili tartışmalar sonrasında da Şehir Tiyatroları’nda yaşanan yönetmelik değişikliği...
Lafı dolandırıp anlatmaya gerek yok. Adım Tiyatro, Kanlı Nigar oyunu oyunu ile büyük bir alkışı hak ediyor.
Favori tiyatro grubumu açıklıyorum: Tiyatro Adam Oyunlarını ilgiyle takip ettiğim bu ekip her sezon üzerine biraz daha koyarak yoluna devam ediyor.
Selahattin Duman yazıları ile tanıştığımda henüz orta okuldaydım. O zamandan beri en keyifle okuduğun yazardır kendileri. Selahattin Duman’ı bu yazıda sizlere anlatmaya çalışacak değilim çünkü Selahattin Duman anlatılmaz okunur!
Tiyatro türleri arasında bence en önemlisi çocuk tiyatrosudur. Önemli olduğu kadar da tehlikeli bir alandır bence çocuk tiyatrosu çünkü işin ehli tarafından yapılmadığında çocuklar üzerinde bir daha geri dönülemeyecek önemli etkiler bırakabilir. Durum bu kadar ciddi iken ülkemizde çocuk tiyatroları hiçbir denetim veya danışmanlığa ihtiyaç duyulmadan hazırlanıp oynanabilmekte, pek çok oyuncu tarafından sadece para kazandırdığı için yapılmaktadır...
İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun yeni Genel Sanat Yönetmeni Ayşe Nil Şamlıoğlu oldu. Kendisi ile sıcağı sıcağına bir söyleşi yaparak, tiyatro kamuoyunun merak ettiği konularda ilk ağızdan bilgi almak istedik. Bizi kırmayıp söyleşi talebimizi kabul eden, tüm sorularımıza samimiyetle cevaplar veren Şamlıoğlu’na teşekkür eder, başarılarının yeni görevinde de devamını dileriz…
Sezonun başından beri bekledim oyun sonunda perdelerini açtı! Sezon başında Leonce ve Lena’yı izledikten sonra öğrendim Kabare’nin çalışmalarının başladığını. Hem Mert Turak’ın sıkı takipçilerinden biri olarak, hem şehir tiyatrolarının müzikallerini beğenen biri olarak hem de Cabaret’i sahnede görmek isteyen biri olarak merakla bekliyordum... Tam ümidim kesmiştim ki mart ayında oynanmaya başladı, 3 hafta içinde de galası oldu.
Politik tiyatronun en önemli isimlerinden Zafer Diper yine harika bir hikaye ile bir süredir tiyatro camiasının da gündemini meşgul eden “sansür” konusunun bam teline basıyor. F451, 28 yıldır perdelerini kapatmayan Bizim Tiyatro’nun yeni oyunu, her hafta Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi’nde… Bugün içinde olduğumuz yasaklar, sansürler, engellemeleri düşünerek Zafer Diper bizleri 2039 yılına götürüyor...
Bilmem farkında mısınız, bu sezon bir aile komedisi yok sahnelerde. Komediyi geçtim, aileyi anlatan oyunlar da göremiyoruz artık. Zaten hayatın içinde de artık aile denen olgu görmezden geliniyor ama bu konuya bir tiyatro yazısında girmeyeyim.. Fantastik akımların, yeni şeylerin peşinden koşarken elimizdeki pek çok güzelliği unutuyoruz, her zamanki gibi öncelikle ailemizi belki de…
Orhan Alkaya’nın ayakta alkışlamayı hak eden işlerinin başında Genç Günler organizasyonu geliyor. Genç Günler, son 2 yılda kabuk değiştirdi ve örnek bir festivale dönüştü. Hatta bu festivalde başarılı oyunların repertuara alınması da ayrı bir alkışı hak edecek bir davranış. Bu sezon izlediğimiz Leonce ile Lena, İnek, Yedi Tepeli Aşk oyunları bir önceki Genç Günler’in tiyatro severlere armağanı.
Tarihe büyük merakım var. Uzun süredir düşünüyorum kendi kendime biz neden tarihimizle barışık bir millet değiliz diye. Ya rant sağlasın diye yıkmışız tarihi yapılarımızı, ya çeşitli küçük politik hesaplarla göz ardı etmişiz eserleri veya aynı küçük hesaplarla abartıp olduğundan başka kalıplara sokmuşuz bu eserleri.
Altıdan Sonra Tiyatro, 444 oyununun kazandığı büyük başarıdan sonra bu sezon, eski oyunlarından birini 444 ile birlikte yeniden görücüye çıkardı. Bence çok da iyi yaptı. Ekibin "Öldün Duydun Mu?" adlı oyunu Oyuncular Tiyatro Kahve'de sahnelenmeye devam ediyor ve tiyatroseverlerin ilgisini fazlasıyla hak ediyor... Yiğit Sertdemir'in senaryosunu yazıp yönettiği oyun çok renkli ve bir o kadar da düşündürücü.
Bu sezon İstanbul’da 3 Broadway müzikali oynuyor; önce Şehir Tiyatroları Kabare ile seyirci karşısına çıktı, sonra Avenue Q Müzikali başladı ve bu hafta Enis Fosforoğlu Tiyatrosu Seni Seviyorum, Mükemmelsin, Şimdi Değiş adlı müzikalle perdelerini açtı. Ancak bu kez müzikal Off Broadway’den! Off Broadway’in en uzun ömürlü 2. müzikali olan oyun 1996’dan itibaren beşbinden fazla kez perde açmış...
Yılın en ses getiren oyunlarından biri Yedi Tepeli Aşk oldu. Genç Günler kapsamında sahnelenmeye başlayan ve sonrasında örnek bir davranışla İstanbul Şehir Tiyatroları repertuarına alınan oyun tiyatroseverlerin büyük ilgisini çekti. Sonrasında sansür tartışmaları ile gündeme geldi bu oyun.... Oyundaki öykülerden birinin yazarı olan Ayşe Kilimci , oyunlaştırılan öyküsünün sahnelenmesine izin vermeyeceğini açıkladı. Bu açıklamalar üzerine Ayşe Hanım ile bir söyleşi yaparak hem son gelişmelerle hem de sansür tartışmaları ile ilgili görüşlerini almak istedik.
İstanbul Halk Tiyatrosu’nun yeni sezon oyunu Sürmanşet’i izledim. Can Tarlası oyunundan doğan sempatim ve Sürmanşet tanıtımlarını bolca okumuş olmanın verdiği merak ile heyecanla gittim oyuna. Maalesef hayal kırıklığı yaşadım. Oyun kötü olduğu için değil hayal kırıklığım, bilhakis oyunun sezonun diğer oyunlarına göre başarılı olduğu noktalar var ama İstanbul Halk Tiyatrosu’ndan beklediğim bu oyun muydu? Hayır!
Ustalığını konuşturmak diye bir tabir vardır ya, Dostlar Tiyatrosu’nun yeni oyunu Marx’ın Dönüşü’nde Genco Erkal tam anlamıyla ustalığını konuşturuyor, yine… Sivas ’93 ile büyük yankı uyandıran Dostlar Tiyatrosu bu kez etkisini giderek daha güçlü hissettiğimiz ekonomik krize parmak basıyor. Hem de kapitalizmin bu büyük krizleri sıklaşan aralıklarla yaşayacağını yüz küsür yıl önce söyleyen Marx’ın ağzından konuşuyor.
29 Mayıs 2009'da İBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Orhan Alkaya görevden alınarak yerine Ayşe Nil Şamlıoğlu getirilmişti. Konuyla ilgili bugün bir basın toplantısı yapan Orhan Alkaya, görevden alınma sebeplerine değinmeden 17 ay kadar süren Genel Sanat Yönetmenliği döneminde yaptığı başarılı çalışmaları basın mensupları ile paylaştı.
Görünen o ki, Haluk Bilginer şifreyi çözmüş, bir tiyatroyu başarılı yönetmenin formülünü bulmuş. Bana bahsetmediği için bu formülü açıklayamayacağım, ancak Haluk Bilginer’in artık bir adım daha atarak tecrübesini, sezgisini, kapalı gişe oynamanın sırrını tüm tiyatro yöneticileri ile paylaşması gerekir diye düşünüyorum. Türk Tiyatrosu’nu yönetmeye çalışan Kültür Bakanlığı, Haluk Bilginer’in danışmanlığını almak durumundadır.
Şehir Tiyatroları’ndan bürokrasiye ve bürokrasiyi egemen yapan insan davranışlarına eğlenceli ve sert bir eleştiri var: Deri Ceket! Bulgar Yazar Stanislav Stratiev’in en başarılı oyunlarından biri olarak gösterilen Deri Ceket Özdemir İnce çevirisi ve Arif Akaya rejisi ile sahneleniyor.