İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Röportajlar

Ayşe Kilimci ile Yedi Tepeli Aşk Üzerine

İsmail Can Törtop, , 4.667 görüntülenme


Yılın en ses getiren oyunlarından biri Yedi Tepeli Aşk oldu. Genç Günler kapsamında sahnelenmeye başlayan ve daha sonra örnek bir davranışla İstanbul Şehir Tiyatroları repertuarına alınan oyun tiyatroseverlerin büyük ilgisini çekti. Sonrasında sansür tartışmaları ile gündeme geldi bu oyun, önce Alevi vatandaşlar rahatsız oluyor dendi, daha sonra seçim yatırımı iddiaları gündeme geldi ve oyun kaldırıldı. Tam tartışmalar duruldu derken Şehir Tiyatroları'nın bu oyunu Genç Günler kapsamında yeniden programa alması ile oyun bir kez daha gündeme oturdu.
Oyundaki öykülerden birinin yazarı olan Ayşe Kilimci, oyunlaştırılan öyküsünün sahnelenmesine izin vermeyeceğini açıkladı. Bu açıklamalar üzerine Ayşe Hanım ile bir söyleşi yaparak hem son gelişmelerle hem de sansür tartışmaları ile ilgili görüşlerini almak istedik.

Can Törtop: Bu sezon üzerinde en çok konuşulan oyunlardan biri Yedi Tepeli Aşk oyunu oldu. Ne yazık ki konuşmaların odak noktası oyunun başarısından çok oyunun gösterimden kaldırılması ve üzerindeki sansür iddiaları oldu.
Öncelikle bu süreç hakkındaki düşüncelerini öğrenmek istiyorum. Bu dönemi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ayşe Kilimci: İlkin umutlanmıştım, hayli hınzır, bildirisi olan, yürekli öykülerdi sahneye taşınanlar. Yurt içinde oyun kapalı gişe oynuyordu, yurt dışı bağlantılar sözkonusuydu. Şehir Tiyatrolarına da Ersin Umulu’ya da bravo demiştim. Benim öyküm bir dergide çıkan ilk haliyle alındığı halde, ötekilik kavramı ve onların deyişiyle ‘sakıncalı’ hali saptırılarak daha doğrusu anlaşılmayarak ele alınmış olsa bile.
Bu süreci reklam programımız olarak niteliyorum şimdi, şıkırtılı, güzel, umutlu hali. Yani umup umsuruk bulup bunsuruk olduk, anlayacağınız…
C.T.: Şehir Tiyatroları, Genç Günler kapsamında bu oyunu yeniden oynama kararı aldı ancak siz bugün yaptığınız açıklama ile öykünüzün kullanılmasına izin vermeyeceğinizi söylediniz. Neden böyle bir karar aldınız?
A.K.:
Birincisi, bunun bir dönderebej numerosu olduğunu düşündüğüm için… (Hani meseldir, adam kızı kapmış, yaylaya götürüyormuş.Eli ayağı da rahat durmuyormuş.Kız dermiş ki, ‘. Asan (=Hasan) abi be, dönderebejlere geldik.’Adam aygın baygın, hem virajı alırmış tek eliyle, hem dermiş ki,’direksiyon elimde be yavrum.’
Yani kıssadan hisse, sansürdü, hayır değildi, güvenlik önlemiydi, ayıptır, hayır değildir ayıp yorgan altıdır biz yalnızca oyunu kaldırdık. Yapmayın, el insaf, kadının sakıncalı hayatlarını sansürle yürürlükten kalktı sanmayın/ her çözümün ilk adımı yasaklamadır, sansürdür, gene de direksiyon bizim elimizdedir, hem yasaklarız hem azıcık izin veririz. Yasaklayınca sansürcü derler, sonra bunca ayıptan sonra telifsiz, habersiz, anlamsız bir izin çıkartırız ki, sansürcülüğümüzü silelim, sütten çıkma ak kaşık olalım…Sansür mü, ne sansürü?Sansür kim biz kim, baksanıza azıcık izin bile verdik…
Bir zamanlar bi polis muhatabına ‘lütfen lan’ demişti, buna hala gülerim. Ben de bu oyunun başına gelen onca işten sonra, şimdi vardığımız durakta, birilerine ‘birazcık iz’an, biraz insaf, biraz akıl ve sağduyu lütfen’ diyorum, anlamayanlara da o polisin dediğinden diyorum…
C.T.: Oyunun profesyonel olarak repertuara alındığı halde, sahneden indirilip, tekrar genç günler kapsamında sadece bir kez sahnelenmesinin ardında sizce nasıl bir düşünce vardır?
A.K.:
Çok incelikli bir kendini aklama numerosu vardır…Profesyonel repertuara alınırken akıllar fikirler nerdeydi acaba?
Denetlenmeden, görüp bilmeden mi yapıldı provalar? İki ay boyunca kapalı gişe oynarken sakıncasız mıydı? Sakınca nedir? Sahne üstü sakıncalılık hallerinin taşınıp sergilendiği, çözümünün elbirliğiyle arandığı yerdir. Sanatta sakınca olur mu? Hayattaki sakıncalılık halleri sanatla ele alınırsa halledilir
Bir oyunda bunca titizlendiniz, yasakladınız, ama, gerçek hayatta Güldünya’lar öldürülüp duruyor, işsiz ve umutsuz, aşksız ve işsiz savruluyorlar, kadınlarımızın büyük çoğunluğu daha ikibinli yıllara bile varmadılar, onlar için bi şeyler yapmakta da hünerli olun, eğer olacaksanız, demokrasi için de…
Oyun budandı indirildi, tüm sakıncalar kalktı, öyle mi? Bu oyun hangi nedenle olursa olsun kaldırılırken nerdeydi bu ülkenin akıldaneleri? Niye kimseden, birkaç esaslı kişi dışında, çıt çıkmadı?
Genç günler kapsamında sahneliyorlar, çünkü hem beleş hem keleş…Telifsiz, izinsiz, anlamsız bir izindir bu. Ancak Şehir Tiyatroları sahnesindeki onurlu yerini yeniden alırsa Genç Günler için de izin sözkonusudur.Onca insanın emeğini ve kadının onurunu sağdıç emeği etmelerine karşıyım.
Genç Günler kapsamında telifsiz ve oyunu aklamadan Yedi Tepeli Aşk içindeki kendi hikayemin bu tatsız işin içinde yeralmasına rızam yoktur…
C.T.: Neden yaşanıyor bütün bunlar?
A.K.:
‘Dönderebejlere geldiğimiz için’…Direksiyon eli kolu rahat durmayanların elinde olmasın, hak edenin doğru sürenin elinde olsun. Birşeye yanmam, böyle yapacaklarını ummadıklarımız bile böyle faş malamat ediyor ya kendini, ona yanarım. Orhan Alkaya’dan da Kenan Işık’tan da beklemezdim bunca yanlışı. Yakışmıyor. Ve hala düzeltme yanlısı değiller. Bir de takiyye yapıyorlar.
‘Şiddetlen ey darlık, açılırsın’ dermiş ya eskiler, her konuda dibe vuruyoruz, umuyorum düzelerek çıkacağız, ş’apılarak değil (buradaki düzelmek kelimesindeki e harfi ü harfiyle yer değiştirirse pek güzel uyacak duruma ama, ben o erkek ayıbına katılmak istemem. Bu marifet o erkek aklına ve henüz evrimleşmesi sürmekte olanlara pek yakışmış ise de, kadınlara, kadın kahramanlarımıza yakışmadı.)
Buradan, sizin aracılığınızla bir barış girişiminde bulunmak isterim.
Kenan bey soyadındaki Işık’ı hak etmek için, Orhan bey de kendi soyadındaki kaya gibi duruşu hak etmek için önce hikaye kahramanlarımızdan, sonra tiyatrodan, sonra biz yazarlardan özür dilesinler ve oyunu sahnelesinler, ondan sonra hak etsinler yerlerini…Yoksa biz kadınlar, ‘beyefendiler bu nasıl iş, hiç yakışıyor mu?’ demeyi sürdüreceğiz , gene bildiklerini okuyacak olurlarsa diyeceğiz ki, ‘beyefendi deyişimiz de ağız alışkanlığından, siz sakın üstünüze alınmayın…’
C.T.: "Sansür" konusunda düşüncelerinizi öğrenebilir miyim? Yönetmenin oyuna ve tekste müdahale hakkı ne kadardır, ne tür bir değişiklik sansürdür, ne tür değişiklikler uyarlamadır sizce? Sansür neden kötüdür?
A.K.:
Oyunda, tekstte gözebatan, yasalara ters düşen, ahlaka sahiden mugayir bir hal, bir üslup, tümce var ise, elbet dikkat edilir, müdahale değilse de yazarından yeniden yazıp söylemesi, kamunun duyarlılığı açısından kör parmağım gözüne kısımların sansür kılıcıyla değil, hayır, üslup ve sanatın sihirli değneği ile düzeltilmesi, eksiği varsa tamamlanması sözkonusu olabilir.Ama, ben yığınların sözcüsüyüm, avukatıyım, siz kadını karaladınız, bir mezhebi ötelediniz, ben onların avukatıyım, o halde bir oyunu harcarım, yazarları umruma almam, hele hikayeleri bir üfürüşte silerim deme hakkınız yoktur.
Yazar ve kadın sizden daha iyi düşünür herhalde…Seyirci de öyle…
Sansür kötüdür, çünkü faşizan bir uygulamadır.Senin aklın yetmez, ben bilirim demektir.Halkı ve yapıtı ve sanatı hafife almak, hatta yok saymaktır.İnsanların gelişmesine ket vurduğu için, ayıptır. Asıl yasaklama ve sansürün kendisi sansürlenmelidir.
C.T.: Son olarak söylemek istediğiniz birşeyler var mı?
A.K.:
Evet var.
Bu uygulamadan sonra, biz kadın yazarlar, ‘sakınca öyle olmaz, işte böyle olur’ düsturuyla yola koyulduk ve ‘Kadından, Sakıncalı’ adlı bir antoloji hazırladık.
85 yazarın 85 fırlama öyküsü şimdi basım aşamasında.
Görüp bildiğinizi, unutmadığınızı, sahiden sakıncalıyı yazın ey kadınlar dedik.
Herkesten destek yağdı, eksik olmasınlar.
Bu fırtına gibi kitap için, cesur, akıllı, korkusuz bir erkek yayıncı yok mudur diye tellal çıkardık, bir elin parmakları kadar çıkmadı. Çıkanlar sağolsun, demek üç tanecikmiş… Yaşasın sade suya tirit ve laylaylom kitap basmayı yeğleyen eRRkek yayıncılar. Neyse, erkek olmayı da kadınlar öğretecek artık size…Kapağından içeriğine muhteşem olan bu kitap, onlara ve sansüre, sansürcü kahramanlara karşın yayınlanıyor, az sonra, bizden ayrılmayınız efenim…
İsmail Can Törtop
can@tiyatrodunyasi.com
-----------------------------------
Bu konu ile ilgili yayınlanmış yazılar:
1- Ayşe Kilimci, Yeditepeli Aşk Oyununu Geri Çekti !
2- Ayşe Kilimci ile Yedi Tepeli Aşk Üzerine
3- Yedi Tepeli Aşk ekibi, Şehir Tiyatroları yönetimine tepkili
PaylaşXFacebookWhatsAppE-posta

İsmail Can Törtop imzalı diğer yazılar

Yazarın sayfası
Röportajlar

Engin Alkan ile Şehir Tiyatroları'ndaki Yönetmelik Değişikliği Hakkında Konuştuk

Engin Alkan ile fırtınalı bir günde görüştük. Hem İstanbul’da şiddetli bir rüzgar vardı hem de tiyatro camiasında adeta kasırga etkisi gösteren gelişmeler peşpeşe yaşanıyordu. Önce Afife Tiyatro Ödülleri ile ilgili tartışmalar sonrasında da Şehir Tiyatroları’nda yaşanan yönetmelik değişikliği...

Eleştiriler

Bölge Hastanesi – Tiyatro Adam

Favori tiyatro grubumu açıklıyorum: Tiyatro Adam Oyunlarını ilgiyle takip ettiğim bu ekip her sezon üzerine biraz daha koyarak yoluna devam ediyor.