İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Pınar Çekirge

Yazıları (45)

Makaleler

Tiyatroda 51 Sezon - Vildan Gürelman

Daha 'Perşembenin Hanımları'nı ilk izlediğimde yüreğime çakılan o repliklerden mi çıkmalıydım yola ? Marie ile yaşadığım özdeşimi mi itiraf etmeliyim,tüm açık yürekliliğimle.Yan yollara sapıp,maskeler takmadan.

Röportajlar

Ve SEVİL AKI

Sabahları seviyordu Fatma Aliye. " Herkes uykudaykenki sabahı. Daha kimsenin eli sabaha değmemişken... " Sahnede uçsuz bucaksız ıssızlığıyla bir çınar.

Makaleler

Adı; ASLIHAN KANDEMİR

"İlk aşk, güneşle toprak arasında doğdu" demişti Necati Cumalı.Ben aşkın hemen her yüzünü, her rengini yaşadım.Aşkın kimi kez bir ökse ve tuzak olduğunu,bazen nergiz, bazen yankı olabileceğini de, öğrendim yaşayarak.Rosenbergler'in aşkı gibi bir aşk, diye çok sordum kendime.Bilmem yaşamadım sanki.Ya da unutmuşum.Çok ötelerde kalmış.

Makaleler

Bir Kadın.. Bir Yaşam ya da Ayşe Kökçü

Gözlerindeki o sonsuz ışık çakımları... sarıların menevişlendiği uçsuz bucaksız kahverengilikte yanıp sönen binlerce ışık... gölgesiz, riyasız. Hüzne zincirli bir gülümseyiş var dudaklarında.

Eleştiriler

Perşembenin Hanımları: Gözyaşı dediğin nedir ki? Su işte

Sezonun yüzakı dediğim " Rosenbergler Ölmemeli"nin ardından, "Perşembenin Hanımları" ile adeta büyülendim geçen akşam.Bellon'un bu oyununu, seneler önce Devlet Tiyatrosu'nda izlemiştim.Beyhan Hürol hala capcanlı anılarımda.

Makaleler

Gerçek Oyuncu Aslına En Uygun Biçimde -Gibi- Yapandır

Altan Erbulak söylemiş: " Gerçek oyuncu aslına en uygun biçimde 'gibi' yapandır, diye." Ve oyuncu ile gerçek oyuncu arasındaki fark, mukavva bir kemanla Stadivarius bir keman arasındaki farka benzer.." diye devam etmiş.

Makaleler

Bir Elimde Ud Ordan Oraya Hicran Taşıyorum...

Murathan Mungan'ın yazdığı " Dört Kişilik Bahçe" Ersin Umulu'nun olağanüstü rejisi ve muhteşem diyebileceğim dekor, müzik, köstüm, ışık ve efekt tasarımıyla sahnede yaşar kılınmış.

Eleştiriler

Hayat Bazen Geçip Gidendir: 17.31

Umut, Deniz, Cem, Vera. Birilerinin gitmesi gerekiyordu.Oyunun kuralıydı bu. Birileri gidecekti. Hiç düşünmeden onun adını verdiler. Umut, dediler. Sonra aramadılar hiç.. yüzleşmekten korktular.

Makaleler

Aşktan da Üstün

Yaşamın durduğu anlar vardır, işte o anlardan biriydi.Dışarıda soğuk, puslu bir gece. Şan Tiyatrosu. Işıklar kararıyor.Tek spotun aydınlattığı sahnede şarkısına başlıyor: Çok sevildim, hem de çok sevdim.Kimine göre, çılgınlar gibi...

Makaleler

Artık Hiçbir Yer... (Oya Palay)

Şimdilerde, sahnede İzzet hanımı yaşar kılan Oya Palay, çok yakın bir tarihte yitirdiği annesi Özen Tutucu'nun ardından, yaşadığı büyük üzüntüye rağmen, çok başarılı bir kompozsiyona imza attığının, ayırdında...

Makaleler

Hep Cesur Davrandım !

Ali Poyrazoğlu ile konuşuyoruz dakikalardır.Daldan dala atlıyoruz.Salkım saçak bir söyleşi bu.Korkuya kapılıyorum ister istemez.Ya şu anları kağıda dökemezsem yeterince, ya eksik güdük kalırsa seçtiğim sözcükler...

Makaleler

Sadece ÇAY ve biraz SEMPATİ

Her şey, baştan sona New England'da bir erkek kolejinde geçer.Tom Robinson Lee, duygu dolu, sadece iyi bir müzisyen olmak isteyen, sessiz, içe dönük bir gençtir...

Makaleler

APARTMAN ya da Yalnızlığa Atılan Düğüm

"April is the cruelest month" T.S Eliot Zehir tadında bir yalnızlık. Apartmanın tüm daire sakinleri payını almış bu yalnızlıktan. Tırpan olmuş, iğdiş edilmiş hayatları iyice savurup, kopartmış iletişimsizlik.