İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Pınar Çekirge

Yazıları (45)

Makaleler

Pıtchfork Disney / Korku Tüneli

Philip Ridley'in yazdığı "PITCHFORK DISNEY/KORKU TÜNELİ", hiç kuşkusuz sezonun en ilginç oyunların biri. Yazarın gözlem gücünü, sınırsız ayrıntı zenginliğini, bizi çocukluğumuzun gizli dehlizlerine götüren kanlı, derin kazıları yaşamak...

Makaleler

Keserken kendini bileyen bir bıçaktı

"Düşüş" Nahid Sırrı Örik'in aynı adlı romanından Kemal Bekir tarafından oyunlaştırılmış, bir dönem oyunu. İkinci Meşrutiyet'in ilanı ile Hareket Ordusu'nun İstanbul'a girişi arasındaki günler anlatılıyor. Zor, karmaşık günler..ihanet ve pusunun elele verdiği.

Eleştiriler

Seni Seviyorum Diyecek Kadar Sarhoş oldunuz mu hiç?

1980'li yılların ilk yarısıydı. Boğaziçi Üniversitesi'nde yüksek lisansımı yapıyordum. Tez konum Erkek Eşcinselliği.. yani en büyük sosyal ve cinsel tabulardan biri.O kadar kısıtlı sayıda yayın vardı ki, çoğunu yurt dışından getirtmek durumunda kalmış, sonrasında ...

Eleştiriler

Kan ve Ölümle Gelmişti Alemdar

6 Ekim tarihinden itibaren özel, ödenekli tiyatroların sergiledikleri tüm oyunları izlemeye başladım.Yine o sahneden, diğerine koşuyorum.Beğendiğim, etkisinde kaldığım oyunları en az üç dört kez izleme hakkımı saklı tutarak.

Makaleler

Orhan için ATIŞ SERBEST mi gerçekten?

Farkında mısınız, toplumsal şiddet adeta sıradanlaşıp, normalleştirilirken, kimi kez medyada failler özendirici 'role-model'lere dönüştürülmekte.( Kişi, benzer durumlarla yüzleştiğinde, o fazlasıyla öykündüğü rol modellerin davranışlarını taklit ederek, biyografik tekrarlara yönelebiliyor giderek.)

Eleştiriler

Sahi erkeklerin vicdanları neden temizdir?

Dullar'ı izlemeye giderken aklımda Erendiz Atasu'nun Dullara Yas Yaraşır adlı kitabından bölümler gelmişti..ve Sezen Aksu'nun eski bir şarkısını hatırlamıştım: Ben Dul Bir Kadınım diye başlayan.

Makaleler

Özür Diliyorum Gazanfer Bey...

“Ömür dediğin üç gündür. Dün geldi, geçti. Yarın Meçhuldür. O halde ömür dediğin, bir gündür, o da ‘bugün’dür.“ / Özdemir Asaf Günümüze uyarlanmış vodvil, farsları Ali'li, Rüstem'li, Hüsnü'lü, Süleyman'lı, Naciye'li oynadınız senelerce....

Makaleler

BERNARDA ALBA'nın Kızı MARTIRIO ya da Özlem Türkad

Tiyatro sanatına olan borcunu, bırakalım " Ben Anadolu", " İstanbul Efendisi"ni, sadece "Bernarda Alba'nın Evi"nde yaşar kıldığı Martirio karakteriyle bir defada ödemişti. Dünya standartlarında safkan bir oyuncunun erişebileceği sayılı doruklardan biriydi 'Bernarda'daki performansı.Bana göre, başlıbaşına bir oyunculuk resitaliydi.

Eleştiriler

Aşk Molekülleri Eskiyince ya da Tarla Kuşuydu Jülyet

Kishon'un TARLA KUŞUYDU JÜLYET oyununu seneler önce Ayten Gökçer, Kerim Afşar'dan izlemiştim. Sonrasında TRT için çekilen dizide Ayten Gökçer bu defa Çetin Tekindor ile başrolleri paylaşmıştı....

Makaleler

Kerem Yılmazer - 20 Kasım 2003 Perşembe

Yazdan kalma, ılık bir gündü.Güneş bulutların arasında bir gözüküyor, bir kayboluyordu.Saat tam 11.59'du. Kerem Yılmazer arabasındaydı. Levent girişinde sarı ışık yanmak üzereydi..

Makaleler

O erguvan günbatımları... (Suna Pekuysal)

Yaşar kıldığı her rolde tam egemenlik sağlamış, dünya standartlarında bir aktris, tiyatro tarihimizin gelmiş geçmiş en büyük oyuncularından biriydi Suna Pekuysal. Sihirine, büyüsüne kapılmıştık bir kez. Tiyatroya, sinemaya adanmış, sanat için varolmuş bir yazgıydı onunkisi.

Makaleler

Kenter Tiyatrosu - Yıldız Kenter

Kutsal bir mabed gibidir benim için.Mimarisiyle, her ayrıntının ince bir estetik beğeninin izini taşıyor olmasıyla..bana Yıldız Kenter'i ve o muhteşem oyunları hatırlattığı için.

Makaleler

James Dowd ve HARVEY - ya da Can Murat Yaşar ŞENGEL

Rastlantı mı, yazgı mı bilemem.Ama ikimiz de altı yaşındayken tüm zamanlarımızı altüst edecek, üstelik o yaşta bir çocuğun kaldıramayacağı kadar güçlü bir tutkuyla o 'tılsım'lı kadınlara bağlanmıştık.Can bir davette ansızın karşısına çıkan Nisa Serezli'ye, ben Şan Sineması'nda bir film afişinde gülümseyen Filiz Akın fotoğrafına.

Makaleler

Çolpan İlhan - Her Zaman ve Daima

Birkaç yıl önceydi. İkinci zil çalarken,ağır ağır kulisteki odasından çıktı.Bir an peşinden gitmeyi,hiç değilse sahneye girişini koridor aralığından izlemeyi düşündüm. Titriyordum. Kımıldayamadım yerimden. Dudaklarında sönen gülümseyiş yeniden alev alacaktı birazdan, biliyordum. Çok güzel, çok etkileyiciydi.

Makaleler

Feraset Bacı, Nurcihan Kalfa, Dadı Kalfa

İyi yürekli, hayli kilolu, başında beyaz yemenisiyle yaşadığı konağın kilidi küreği olmuş dadı anne. Hani, Esmeray'ın o şarkısında sözü edilen " korkar kaçar çoluk çocuk, bir çimdik on üç buçuk" lardan biri. Bazen bizim bacı kalfa, bazen sadece bacı, çoğunlukla dadı anne. Ezildiğinin bile ayrımında olamayacak kadar fedakar, sevecen.

Makaleler

Alev Oraloğlu - Kötü Tohum

Kimi öksüz. Kimi yetimdi. Bazıları köprü altlarında, yıkık gecekondularda berduş, sefil bir hayat sürer, horlanır, iteklenirlerdi.Ana kucağına hasrettiler en çok.Sıcak bir ailenin özlemini duyar, karşılarına çıkan yakışıklı, iyi adamlara " size baba diyebilir miyim, amca ? " demekten çekinmezlerdi.

Makaleler

Ayten Gökçer

Moğol'un gelmiş geçmiş en güzel ecesi; ‘ Ruhu Tamu kızılı, alnına ikbal, kardeş, baba kanıyla yazılmış Bağdat Hatun'du o.Dedim ya, kardeş kanına belenmişti bir kez tacı. Erlik Han’a çevirmişti yüzünü.Tutkunun dehlizlerinde bir koşu tutturmuştu.

Makaleler

Onu Hiç Unutmadım ! - Zuhal Olcay

On bir yıl önceydi. Kadıköy Halk Eğitim Merkezi'nin kulisindeydim. Karşımda Zuhal Olcay. “ Tek gerçek olduğumuz,saf… Nasıl desem, belki de en savunmasız, maskesiz olduğumuz yerdir sahne.Hep rollere sığınıyoruz yaşamda… Oysa, sahnede oyuncu, kendi dışında, farklı bir insanı canlandırabilmek adına elinden geldiğince sahici olmaya çalışır…

Makaleler

Yalçın Otağ

“Paradoxe sur le commedien’de, Diderot oyuncuyla komedyeni büyük bir açıklıkla birbirinden ayırır.Oyuncu o kişiliğe girerken, comedien onu özümser; oyuncu kendi kişiliğinin kuvvetiyle o karaktere bürünürken, comedien kişiliğini tümüyle siler..” Marcello Mastronianni