İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Eleştiriler

Tarla Kuşuydu Juliet

Fatih Ermiş, , 6.491 görüntülenme


Romeo ve Juliet’i bilmeyen yoktur. Peki o hikayede ufak bir değişiklik yapılsa, mesela Romeo; Juliet’in öldüğü zannedip intihar ettiği o anın hiç gerçekleşmediğini, Juliet’in, Romeo intihar etmeden uyandığını düşünürsek ne olur? İşte “Tarla Kuşuydu Juliet” oyunu bu sorunun cevabı. 30 yıl evli kalmış ve göbeklenmiş bir Romeo ve Juliet, evlilik kavgaları, sorunlu bir genç kız, hiç yabancımız olmayan Rahip Lorenzo ve Dadı’nın ihtiyar halleriyle, sürekli mezarından hortlayıp gelen Shakespeare.

Biraz kafanız mı karıştı? Hiç karışmasın İ.B.B Şehir Tiyatrolarında perdelerini açan bu oyun bence bu sezonun en şenlikli oyunu, evet şenlikli; çünkü bu oyunda mini bir konser bile izliyoruz. Dün izlediğim bu oyunu o kadar çok beğendim ki, yazmak istediklerimi yazsam sayfalar yetmez. Önce oyunun kadrosuyla başlayalım. Yönetmen koltuğunda Engin Alkan, aynı zamanda Romeo, Juliet rolünde Özlem Türkad, kızları Lükretia’ya Murat Bavli can verirken, Shakespeare rolünde Çağlar Çorumlu’yu görüyoruz.

Romeo ve Juliet otuz yıldır evliler dedik! “Oyunumuzun başlamasına beş dakika var” anonsundan sonra sahneye gelen Romeo ve Juliet, seyirciler salonda yerleşirlerken sahnede yemek pişirmeye başlıyorlar, spagettinin kokusu bütün salonu sarıyor (canım çekmedi değil) :) ve o bildiğimiz romantik aşıkların artık birbirleriyle sürekli kavga ettiklerine şahit oluyoruz. Juliet’in sürekli hizmetçi istemesi, Romeo’nun sürekli kırmızı turp istemesi dur durak bilmeyen kavgaların başlangıcı oluyor. Kavgaların en cafcaflı anlarında hortlayıp gelen Shakespeare, benim eserim bu değildi mahvettiniz eserimi derken kızları Lükretia’ya aşık oluyor ve her şey birbirine giriyor.

Engin Alkan hem yönetmiş hem oynamış, üstelik sırf Romeo’yu değil, Rahip Lorenzo’yu da canlandırıyor. Özlem Türkad da Juliet’in yanında Dadı’yı oynuyor. Ayrıca oyundaki şarkılardan iki tanesinin söz ve müzikleri yine Engin Alkan’a ait. Engin Alkan bu oyunla çok yönlü bir sanatçı olduğunu ispatlıyor, hayran olmamak elde değil. İzlemenizi ısrarla tavsiye ederim.
Oyundan replikler;
Romeo : Ya, bu oyunları senin yazmadığını söylüyorlar. Şiişşşttt Arak mı ha arak mı, arakladın mı?
Juliet : Zaten sizde birazcık incelik olsaydı eserinizin adını Juliet ve Romeo koyardınız, Sayın Shakespeare
Lükretia : Müdüüüürrrrrr! Bu rolü ben mi oynamak zorundayım?
Shakespeare : Ben yazmıştım bir trajedi, siz yaptınız bir vodvil, komedi !
Fatih Ermiş
PaylaşXFacebookWhatsAppE-posta

Fatih Ermiş imzalı diğer yazılar

Yazarın sayfası
Eleştiriler

5 Ödül Aldılar

Maltepe Üniversitesinin bu yıl 7. sini düzenlediği Üniversitelerarası Tiyatro Şenliği ve Yarışması sonuçlandı. Dün gece yapılan ödül töreninde 14 ayrı üniversite kıyasıyla yarıştı. En iyi müzik, en iyi dekor, en iyi yönetmen, en iyi yardımcı kadın ve erkek, en iyi kadın ve erkek ile jüri özel ödülünün yanı sıra birinci, ikinci ve üçüncünün seçildiği geceye bir oyun damgasını vurdu..

Makaleler

Zaten Aktör Dediğin Nedir Ki?

Hayatında tiyatroya gönül vermiş kim bilmez ki bu sözü, “Zaten aktör dediğin nedir ki?” diye başlayan o tirad pek çoğuna göre bir aktörü özetleyen, bir başka çoğunluğa göre de bir aktörü en yalın şekliyle anlatılan tirad. İşte bu tirad Haldun Taner’in ölümsüz eseri “Sersem Kocanın Kurnaz Karısı”nın finalinde yer almaktadır. Oyunun doruk noktasına ulaşan bu tiradı oyunun yazarı Haldun Taner yazmadı, bu kelimeler usta tiyatrocu Münir Özkul’un kaleminden döküldü. Thomas Fasulyeciyan karakterini canlandıran usta tiyatrocu bu final tiradını Haldun Taner’in ricası üzerine yazmış.

Eleştiriler

Kırmızı Pazartesi

Oyunun başından sonunda bir cinayet işlendiğini, kimin öldürüleceğini ve kimler tarafından öldürüleceğini öğreniyoruz. Kırmızı Pazartesi; cinayetin işlendiği zamandan yıllar sonraki bir zaman diliminde perdesini açar. Bir anlatıcı tarafından yol alan oyunda yıllar önceki olaylar anlatılmaya başlanır. Anlatılan olaylar sahnede canlandırıldıkça seyircinin kafasında daha fazla soru işaretleri oluşan hikayenin...