Genel Sanat Yönetmenliğini Cem Kaynar’ın yaptığı Samsun’daki Düşevi Oyuncuları, geçen yıl Devlet Tiyatrosu repertuarına girmeye hak kazanmış olan Murat Can Kibiroğlu’nun yazdığı, Bursa Devlet Tiyatrosu Sanatçısı Ali Volkan Çetinkaya’nın yönettiği “Sarı Köpek” adlı oyunla 2012-2013 sezonuna girdi.
“Yaklaştı, yüzlerimiz arasında yirmi santim yok. Nefesi burnumda ve şeytan konuştu. Just watch my friend… Just watch. Kıpırdamadan baktım şeytana, my friend dediği için alçak bir umut doğdu içime. Şeytanın arkadaşıyım ve hayatta kalacağım.”
Kış göz kırpıyor Antalya’ya, güneş bizi terk etmiyor. Doymak bilmeyen gözümüz, an itibariyle yerinde olan keyfimizi parlatacak bir neden arıyor. Spiritüel istikametimiz bizi oyuna getiriyor…
Antik Yunan tiyatrosu her zaman çok etkileyici olmuştur. Euripides, Aeschylus, Aristophanes ve Sophocles, dönemin oyun yazarları olarak değerlerin ve cesaretin, yüzyıllar boyunca savunucusu olmuşlardır. Antik yunan tiyatrosu, Dionysus için yapılan törenler içinde gelişmiş ve her zaman toplumun ortak bir öğesi olmuştur.
2005 yılında İlker Ayrık ve Aykut Taşkın’ın kurduğu Pervasız Tiyatro geçtiğimiz günlerde Kenter Tiyatrosunda coşkulu bir kalabalıkla “Sığıntılar” adlı oyunun galasını yaptı.
Uzun zaman oldu görüşmeyeli; hoşgeldim... İstedim ki; bu kadar uzun zaman ara verdikten sonra, yeniden yazmak için şöyle beni heyecanlandıracak güzel bir oyun olsun.
İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda perde açan Alman yazar Marius von Mayenburg’un ‘ ‘Çirkin’adlı oyunu, çağdaş insanın güzellik tutkusuna, estetik çılgınlığına, kapitalist sistemin acımasızlığına ve giderek aynılaşan insanın trajik komik durumuna ayna tutuyor.
5 Aralık Çarşamba günü Akatlar Kültür Merkezi’nde İstanbul İsveç Başkonsolosluğu, İsveç Enstitüsü ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, ölümünün 100. yılında August Strindberg'i anmak amacıyla Matmazel Julie için gala düzenlendi.
Tarihin sevdiği isimler de vardır ama bir çırpıda hatırlayamadıkları daha çoktur. Hannah Arendt ismini de sınırlı kişiler dışında büyük çoğunluk bilmez, merak da etmemiştir…
Tiyatro, yaşanmışlıkları, unutturulmaya çalışılan değerleri biriktirir ve bir ‘yaşantı parçası’ olarak uygarlığın ve insanlığın kullanımına yeniden sunar.
Fizikten hiç mi hiç anlamam, ama bir eksen etrafında tur atan (tekerlek örneği) bir cismin, dönme ekseni ve kuvvetin uygulandığı nokta arasındaki dikme ile kuvvetinin çarpımına “Dönme Momenti” ya da “Tork” diyorlar, onu biliyorum.
Yeni estetik yöntem ve teknikler deneyerek, değişik ifade yolları araştıran alternatif tiyatro gruplarının başını çeken Tiyatro sıfırnoktaiki, 2011-2012 sezonunda sahneye koyduğu “Limonata” başlıklı oyunuyla da oyuncunun yaratıcılığını irdeleyen dinamik tiyatro anlayışını sürdürdü, izleyicisine yeni bir soluk aldırdı, tekdüzeliğe başkaldırdı.
Geçen seneki ödül adaylarını düşündüğümde, hatırlanmadığı için kendisine ayıp edildiğine inandığım yazar Sevilay Saral’ın Eleni’den Mektuplar isimli oyunu Tiyatro Boğaziçi tarafından sahnelendi.
“Önce Bir Boşluk Oldu Kalp Gidince, Ama Şimdi İyi – It Felt Empty When The Heart Went At Fırst But It Is Alrıght Now” övgüye değer tiyatrocularımızdan Mehmet Ergen’in varını yoğunu ortaya koyarak kotardığı, sonuç itibariyle tarifsiz kederler içinde kalıp açamadığı ve de artık açmaktan caydığı talihsiz mi talihsiz Talimhane Tiyatrosu girişiminin bir yapımı.
Müsahipzade Celâl’in (1868–1959) 1913 yılında yazdığı, ilk kez 1917’de oynanan “İstanbul Efendisi” başlıklı oyununu Sivas Devlet Tiyatrosu yapımı olarak izledim.
Ankara Devlet Tiyatrosu Kenan Işık’ın Şeyh Galip’in (1757-1798) Hüsn-ü Aşk adlı yapıtından yola çıkarak yazdığı Aşk Hastası adlı oyunu sahnelemeye devam ediyor.
Uluslararası ünlü grafik tasarım sanatçımız Bülent Erkmen, bana öyle geliyor ki zaman zaman mesleğinden sıkılıyor kendini uçuk kaçık işlerle tatmin ediyor.