27 MART… UMUDUNU ARAYAN BİR GÜN (Ahmet Yapar)
27 MART… UMUDUNU ARAYAN BİR GÜN Bugünü umutla kutlayan, geleceğe dair güzel düşünceler besleyen, somut öneriler getirmek yerine, birkaç güzel sözün üstüne, uygulamaya ve kavgaya çağıran bir yazı…
Toplam 311 yazı, Sayfa 1 / 11
27 MART… UMUDUNU ARAYAN BİR GÜN Bugünü umutla kutlayan, geleceğe dair güzel düşünceler besleyen, somut öneriler getirmek yerine, birkaç güzel sözün üstüne, uygulamaya ve kavgaya çağıran bir yazı…
Çağımızda eleştiri hala olumsuz kalıbını ve düşüncesini bütün tazeliği ile koruyarak sürdürmeye devam etmiş olsa da genellikle bir yapıt üzerine inceleme olarak tanımı yapılan yazılar bile en yalın şekliyle her zaman eleştiri olarak kabul görmüştür.
İstanbul Atatürk Kültür Merkezi (AKM)'nden haberi olmayan kültürlü kültür bakanlarımızdan Yalçın Topçu, Cizre’ye yürüyen iki HDP’li bakanı sert bir dille eleştirmiş, kendilerini istifaya davet…
Geçen hafta (01.09.2014) bu köşede “Kadriye Kenter’in istifasını istemek “yuh”lanacak bir tutumdur” başlıklı bir yazı yazdım.
Farkındaysanız, iki haftadır İstanbul’un “sanat mabedi” Atatürk Kültür Merkezi (AKM)’nin Haziran 2008 tarihinden beri “tadilat yapılacağı” gerekçesiyle kapalı tutulmakta olduğu konusunu çomaklıyorum.
Direklerarası Tiyatro Seyircileri Derneği 2013 2014 Direklerarası Ödülleri : Direklerarası Tiyatro Seyircileri Derneğince düzenlenen 14.Direklerarası Ödülleri,koordinatör Ömer Şahinbaş tarafından…
Dostlar Tiyatrosu 1969 yılında Genco Erkal, Ferit Erkal, Mehmet Akan, Şevket Altuğ, Arif Erkin ve Nurten Tuç tarafından kurulan ve onca yıl içinde Türk tiyatrosunda iz bırakan bir tiyatro.
HINCAL ULUÇ'UN YAZISI Geçen hafta, benden 4 yaş daha büyük olduğu için “eski nesil terbiye mucibi” ağabey saydığım Hıncal Uluç, Sabah’taki köşesinde “Yeni Türkiye’nin Eski Kültür Bakanına” başlıklı…
Afife Jale; Türk Tiyatrosu’nda ilk Müslüman kadın oyuncu olarak sahneye çıkma cesaretini göstermiş, Türk kadınının sahnede duruşunu simgeleyen, kelime olarak “temiz, lekelenmemiş, iffetli”…
DT'nin kapanmasının söz konusu olduğu şu günlerde hep merak edip durmuşumdur "DT de bürokrasi nasıl işliyor diye?!" Yeni mezun olan yetenekli öğrenciler kendilerine kadroralarda yer bulabiliyorlar mı?
Geçtiğimiz hafta “tiyatrocular başvurmadıkları ödüllere aday gösterilmesin” diyerek bir parantez açmış ve tiyatromuzda ödül enflasyonunun önüne geçilmesi, sanatçıların istemedikleri kişiler tarafından değerlendirilmemesi, jürilerin de 200’ün üzerinde oyun izlemeyi programlayarak boş yere zaman kaybetmemesi için somut gerekçelerimi sıralamıştım.
Eleştiri yazmak oldukça moda oldu. Herkes her konuda düşüncesini tabii ki dile getirir getirmelidir de.
Hükümetin başta Devlet Opera ve Balesi, Devlet Tiyatroları, Devlet Senfoni Orkestraları, Devlet Halk Dansları Topluluğu, Devlet Çok Sesli Korosu olmak üzere toplam 52 sanat kurumunun kapatılmasını öngören yasa tasarısı ile ilgili olarak ne yazık ki halen sessizce bekleme halindeyiz.
Memet Ali Alabora'yı tanıdığımda ben herhalde 19'dum o da 21 filan.
Kültür ve Turizm Nazırı Ömer Çelik, CHP Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in yazılı soru önergesine verdiği cevapta, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi (AKM)’nin tadilat ve onarım işlemlerinin sivil toplum kuruluşlarınca açılan davalar ve yargı kararları nedeniyle 2008 yılından 2012 yılına kadar gerçekleştirilemediğini söylemiş.
ÖZÜNE SÖZÜNE HAYRANIM(!), BENİM KÜÇÜK PADİŞAHIM…
“Değerli Basın Mensupları” diye başlayan bir bildiri geldi.é
Devlet Tiyatroları, Devlet Opera ve Bale’sinin kapatılarak, kurumların müdürlüklere bağlanması gibi saçmasapan bir tasarıyı protesto etmek üzere çıktık bu defa da Taksim’e…
Aslında sadece şu anda gittiği Kuzey Afrika Gezisi değil, herşey ama herşey önceden planlanmıştı.
Eski Kültür Bakanım Yadigârım Ertuğrul Günay, Radikal’de (6 Haziran 2013) Koray Çalışkan’a diyor ki: “Arkadaşlarıma “bu İstanbul’un imar lobisi, daha doğrusu rant lobisi bizim hesabımızı görecek” dedim. Sonuçta da öyle oldu... Bıraksanız Sultanahmet’e dahi AVM yapar bunlar...
Bu satırlar, bilgisayarımın klavyesinde tıkırdarken, Türkiye tarihinin en büyük eyleminin üstünden tam 22 gün geçti.
10 Haziran Pazar günü Gezi Parkına doğru ilerlerken doğal olarak tiyatroya yazılarımla destek veren biri olarak beni temsil edecek bir çadır arıyordum
Geçen haftanın sonunda, Taksim Meydanı’ndaki Gezi Parkı’nda “Hani benim Recebim / Sarı lira vereceğim” diye türkü çığırılırken, Başbakanımız Efendimiz: "AKM’yi de yıkacağız” diye buyurdu.
Başrollerinde birkaç çapulcu ile koskocaman bir devletin başı var.
Devlet baba! Şimdi ben senin yanında çok küçüğüm sen de büyüksün ya.
25 Mayıs günü (yani yazının da yazıldığı bugün)Taksim’de, Devlet Sanat Kurumları’nın “Sanat Üst Kurulu” adlı bir kuruma bağlanması tasarısının geri çekilmesine yönelik eylem tertip edilmişti*
…….)))) AÇ PARANTEZ YAR BANA BİR ÖDÜL Tiyatroda en iyi ödül alkıştır klişesini geçiniz.
Bu hafta açacağım 3 parantezde, 3 konuda ezber bozacağım.
Deri mezbahadan çıkar, fakat kundura orada yapılmaz; kumaş fabrikada dokunur, fakat elbise orada dikilmez...
Geçtiğimiz hafta açtığım parantezlerden biri Direklerarası Seçici Kurulu’nun iyiniyetli yaklaşımı sayesinde çözüldü.