Engin'lere Yelken Açmış Bir Grande Dame Oya Palay
BÜYÜK USTA NİLGÜN GÜRKAN’A SAYGIYLA… Çocukluğum… Selamiçeşme… Oturduğumuz binanın yanındaki şirin köşk… Daha sonra yerinde yükselen büyük bina…
2010 yılının tiyatro eleştirileri, incelemeleri ve yazıları.
Toplam 300 yazı, Sayfa 1 / 10
BÜYÜK USTA NİLGÜN GÜRKAN’A SAYGIYLA… Çocukluğum… Selamiçeşme… Oturduğumuz binanın yanındaki şirin köşk… Daha sonra yerinde yükselen büyük bina…
Merhaba. Ben öğretmenim. Daha doğrusu öğretmendim. Emekli oldum, o sayfayı kapadım. Bugün size geride bıraktığım yıllardan, öğretmenlik günlerimden damıttığım birkaç anıyı paylaşmak istiyorum, iyi ki geldiniz, hoş geldiniz!
Mustafa Acar,
2010 yılının son günü. Yeni yıl geldi. Eskisinde başlayan yeni sezon, yenisinde eskiyecek yine, ne acaip. Ama farkında olmak zorunda olduklarımız aynı kalacak. Biraz duygusal bir yazı olacak bu da, ama öyle; ne yapalım?
Uygulanmakta olan liberal ekonominin bir uzantısı ve açmazı olan işsizlik sorunu Ortaoyuncular ‘ın politik hicvi ile sahneye taşınıyor.
...Günün bütününde ve akşamında, Dolmabahçe Saat Kulesi’ni düşünürken, eski yıllar(ım) da gözümün önünden su gibi aktı geçti. Saliseler, saniyeler, dakikalar nasıl olmuştu da yaşamımı(zı) böylesine insafsızca kemirmişti?...
Cezmi Ersöz benim “çok kitaplı” şair, yazar, denemeci, öykücü, dostlarımdandır ve ben onun yapıtlarındaki yoğun melankolik havayı, ağır pesimizmi severim.
Yaklaşık altı yıldır Türkiye’de olan Fenerbahçe’li futbolcu Alex kendisi ile yapılan bir söyleşide “Buradaki hayat Brezilya ile aynı. Sadece en çok tiyatroyu özledim. Lisan bilmediğim için tiyatroya gidemiyorum" demiş.
1960’lı yılların ilk yarısının ilk yılları… Öğrenciyim ve öğrenciliğimin yanı sıra “Atilla Berkan ve Arkadaşları” grubunun şantörüyüm...
Engin Alkan çok doğru bir yaklaşımla metindeki zamanın da oluşmasına neden olduğu kuruluğu canlandırmaya, renklendirmeye, oyundan bugüne özgü bir mesaj çıkarmaya çalışmış.
Ali H.Neyzi’yi okuyorum son günlerde. Ali H.Neyzi 1927 doğumlu. 1946 da Robert College Erkek Lisesi’nin Edebiyat Bölümü’nü bitirmiş...
Sam Bobrıck’in yazdığı, Ekin Tuncay Turan’ın dilimize çevirdiği, Metin Oyman’ın yönettiği “Baggage/Bavul”, bu kez İzmir Devlet Tiyatrolarının havaalanında karışıyor.
Bir lise sınıfı, uğultulu bir ortam ve şımaran öğrenciler… Hamile bir öğretmen elinde cetvel sınıfa girer sınıf susar çünkü öğretmen sinirli ve aceleci görünmektedir.
Nejdet Erdem,
Oyun ile ilgili izlenimlerime ve analize geçmeden önce hemen belirtmelim ki ; son zamanlarda izlediğim entelektüel düzeyi en yüksek (ve üstelik de bunu en yalın şekilde yapabilen) bir oyun ile karşılaştım.
Polonius sorar : “Ne okuyorsunuz, efendimiz?” Hamlet : “Kelimeler kelimeler kelimeler” .(Orhan Burian çevirisi) Shakespeare 16.yüzyılda vurgular kelimelerin gücünü.
İstanbul Devlet Tiyatrosu, 17. İstanbul Tiyatro Festivali'ne katıldığı Irwin Shaw'un (1913–1984) savaş karşıtı oyunu “Ölüleri Gömün-Bury the Dead)”ü 2010–2011 tiyatro sezonunda da sahnelemeyi sürdürmekte.
Tata: 30 lu yaşlarda ufak tefek Viye: 30 lu yaşlarda iri kıyım Daktilo: Oldukça eski normal boyutlarından büyük bir şekildedir.
Nejdet Erdem,
Hiç kuşku yok ki Prof. Dr. Türkan Saylan (1935–2009) ülkemizin yetiştirdiği enderlerden biri. Yaptıklarının izlerini ve değerini görmemek olası değil.
Efendiler! Sorarım size. Neden bu kadar azaldı politik tiyatro? Yeni nesil neden sevmedi politik tiyatroyu? Bunu kim veya kimler bu duruma getirmeyi başarabildi? Bunun suçlusu kim?
Onur Bayraktar’ın ölümü bir tartışmayı alevlendirdi. Saldırı amaçlı bir takım ifadeleri konumuz dışında tutarak nesnel bir değerlendirmeyi tartışmak zor ama, denesek olmaz mı?
Birbirinden habersiz iki ev, birbirinden habersiz iki kadın, birbirinden habersiz iki polis, birbirinden habersiz iki komşu ve bütün olanlardan haberdar bir adam. Aynı anda iki hayatı olan bir adam, gün gelip de bir kazanın ardından, kontrolünü kaybederse ve yakayı ele verirse neler olur?
Ustaların ustası Sema ÇEYREKBAŞI ve Gülseren GÜRTUNCA’yı aynı sahnede izlemek tiyatro ritüelini muhteşem kılmakta. Ankara Devlet Konservatuvarı kökenli iki ustayı aynı sahnede izlemek geçmişten günümüze izlediğimiz oyunlarını anımsattı bana...
Dünyanın Ortasında Bir Yer; uzun zamandır izlediğim en etkileyici oyunlardan biriydi.
Duygu Tekin,
Oyunbaz; 17. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında sergilenen, Anton Çehov'un ölümsüz eseri Martı’yı sahnelemeyi sürdürüyor.
Mihai Maniutiu, “Bakhalar”ı bu kere farklı metin düzenlemesi ve farklı bir rejiyle sahnelemiş. Olabilir, başımın üstünde yeri var, ayrıca nereden gelirse gelsin yeniliği de severim...
Antalya Devlet Tiyatrosu bu yıl ‘Hadi Aldat Bakalım’ adlı oyunla perdelerini açtı. Hadi Aldat Bakalım, bir yazarın yeni kitabını yazabilmek için lüks bir otel odasına gelmesi ve otelde yaşanan ilginç, karışık olaylar dizisinin....
Ortaoyunu, meddah, gölge oyunu gibi geleneksel tiyatro türlerinden 'Batı tarzı tiyatro'ya geçiş yaptıktan sonra isimleri tiyatro ve şiirle özdeşleşen Kenterler'in küçük kardeşi Müşfik Kenter 63. sanat yılını bu sene kutluyor.
“HEPİMİZ GOGOL’UN PALTOSUNDAN ÇIKTIK.... “ (Dostoyevski) ERDAL BEŞİKÇİOĞLU SEN DE ÖYLE ! Türk edebiyatının bir çok dalında yazdıkları ve yaptıklarıyla yarınlara kalacak on büyük isminden biridir Aziz Nesin...
Sondan Sonra, bireysel ve toplumsal bağlamda içinde yer aldığımız şiddet sarmalını faklı bir kurgu ve farklı bir dil bütünlüğü içinde sorguluyor. Nedeni bilinmeyen ölümcül bir saldırı sonrası Mark, kendini kaybetmiş olan Louise’i önceden hazırlık yapılarak gerekli ihtiyaç malzemeleri tedarik edilmiş olan binanın sığınağına getirir...
11. Uluslararası Karadeniz Tiyatro Festivali için bulunduğum Trabzon’da, akşamüstlerinden birinde, İtalya’dan gelen Prometheus Events Tiyatrosu’ndan Silvano Torrieri, Giada Trebeschi’nin yazdığı Danilo Volponi’nin yönettiği...
“Bizi ne zaman görmek isterseniz hep yanınızda oluruz. Gözlerinizi kapayıp hayal etmeniz yeterli.” Oyun işte bu sırada geleneksel Türk tiyatrosunun meddah, tuluat, kanto, ortaoyunu, Karagöz-Hacivat, hayali, kukla dallarında kah anlatılan kah torunlarında rol aldığı bir dizi gösteri ile devam eder.